Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/5459 E. 2023/9587 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5459
- Karar No
- 2023/9587
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/194 E., 2016/268 K. MÜŞTEKİ : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2014/194 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın iade edilmesi üzerine Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 27.07.2020 tarihli ve 2014/194 Esas, 2016/268 Karar sayılı ek kararı ile "şartları oluşmadığından uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına, temyiz incelemesi için dosyanın yeniden ilgili ceza dairesine gönderilmesine... " karar verilmiştir. 4.Anılan ek karar üzerine temyize gelen dava dosyası hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ikinci kez, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın iade edilmesi üzerine Mahkeme tarafından dosya gönderme formu düzenlenerek açıklama kısmında özetle; "daha önce bu hususta ek karar bulunmakta olup, yeniden herhangi bir işlem yapılmamıştır" şeklinde karar verilmiştir. 6.Düzenlenen dosya gönderme formu üzerine temyize gelen dava dosyası hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üçüncü kez, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir 7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın iade edilmesi üzerine Mahkeme tarafından yazılan 04.01.2021 tarihli müzekkerede özetle "istenilen hususların anlaşılamadığı, istenilen hususların açıkça belirtilerek mahkememize bilgi verilmesi..." şeklinde karar verilmesiyle son olarak dava dosyası hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğname ile dosyanın temyiz inceleme aşamasına geldiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; suç tarihi itibarıyla katılma hakkının Gümrük idaresine ait olduğuna, Enerji Piyasası Düzenle Kurumunun davaya katılma hakkının bulunmadığına, katılan sıfatı olduğu halde kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi; satın almış olduğu akaryakıtın kaçak olduğunu bilmediğini beyan ederek kararın yeniden incelenmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın ikametinde ve eklentilerinde kaçak akaryakıt sattığı yönündeki ihbar üzerine Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı arama kararına istinaden kolluk kuvvetlerince sanığın ikametinde ve eklentilerinde yapılan arama sonucunda, ikametin müştemilat kısmında motorin dolum işinde kullanılan pompa ile ikametin karşısındaki 42 RT 816 plaka sayılı dorsede mazot tankerleri ve bidonlar içerisinde toplam 3292 litre ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmasında söz konu akaryakıtı kullanmak amacıya satın aldığını eylemin suç olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçu inkar etmiştir. IV. GEREKÇE Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1.Ele geçen 3292 litre kaçak akaryakıtın miktar itibarıyla ticari mahiyette olmasıyla sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği anlaşılmıştır. 2.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının suça konu kaçak akaryakıta ilişkin olarak düzenlettirilmediği anlaşılmıştır. 3.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı kanunun 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği mahkemesince sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 4. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine fıkra numarası gösterilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 5. Suç tarihi itibarıyla davaya katılma hakkının Gümrük İdaresine ait olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2), (3), (4) ve (5) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2014/194 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.