Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4650 E. 2024/11951 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4650
- Karar No
- 2024/11951
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/952 E., 2015/501 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; 06.10.2015 tarihli eylemin hukuki kesinti gerçekleştikten sonra cereyan ettiğine, dolayısıyla bu suç yönünden müstakil hüküm kurulması gerektiğine, sanık ... hakkında ise verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, diğer sanık ile birlikte hareket ettiklerine, eksik araştırma sonucu verilen kararın bozulması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ...'ın 06.10.2015 tarihli eyleminin ilk hukuki kesinti gerçekleştikten sonra cereyan ettiğine, bu halde ayrı hüküm kurulması gerektiğine, sanık hakkında ceza tayin ederken asgari hadden uzaklaşılmayarak eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. 3.Sanık ...'ın temyiz istemi; hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanaklarına göre, 04.03.2015 tarihinde, güvenlik güçlerinin devriye görevini ifa ettikleri sırada dava dışı ... adlı şahsın elinde 10 paket kaçak sigara gördükleri, nereden aldığını sorduklarında, sanığın işletmecisi olduğu oyuncakçı dükkânından aldığını ifade etmesi üzerine, bahsi geçen iş yerine gidildiği, sanığın hazır bulunduğu sırada yapılan aramada tezgâh yanında bulunan poşet içerisinde muhtelif markalarda 94 paket sigara ele geçirildiği, 19.03.2015 tarihli olayda, sanığın oyuncakçı dükkânında kaçak sigara satışı yaptığı yönünde gelen ihbar üzerine, iş yerine gidildiği, masa üzerinde ve açık olan çekmecelerde gözle görülür vaziyette sigaraların yer aldığı, yapılan aramada 158 paket kaçak sigara ele geçirildiği, 28.07.2015 tarihli olayda, Kırıkkale Kayseri kara yolu üzerinde, ... kargo adlı firmaya ait aracın uygulama noktasında durdurulduğu, arama kararına istinaden araçta yapılan aramada gönderici kısmında sanık ...'ın, alıcı kısmında ...'ın isminin yer aldığı gönderide yapılan aramada ise 315 paket kaçak sigara ele geçirildiği, 06.10.2015 tarihinde, ... Market adlı iş yerinin önünde bulunan oturma alanında kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine, olay yerine gidildiği, çardakta sanığın otururken görüldüğü, ihbar olduğu söylenince, oturma alanındaki yastıkları kaldırıp altında bulunan 165 paket kaçak sigaraları teslim ettiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır. Sanık ... 04.03.2015 tarihli olaya ilişkin savunmasında; maddi durumu kötü olduğu için, ismini bilmediği bir şahıstan satmak için aldığını, pişman olduğunu, 19.03.2015 tarihli olaya ilişkin savunmasında; satmak için aldığını, suç olduğunu bilmediğini, pişman olduğunu, 28.07.2015 tarihli olaya ilişkin savunmasında; Van ilinde tanımadığı bir şahıstan sipariş ettiği sigaraların kendisine ait olduğunu, diğer sanık babası ...'ın olaydan haberinin olmadığı, ticari amacının olmadığını içmek için aldığını, 06.10.2015 tarihli olaya ilişkin savunmasında; tanımadığı şahıslardan temin ettiği sigaraları çardak altında satarken yakalandığını beyan etmiştir. Sanık ... 28.07.2015 tarihli olaya ilişkin savunmasında; oğlu İlker'in kendinden habersiz bu işlemi yaptığını, herhangi bir şekilde kargoya gidip sigaraları almadığını, atılı suçu kabul etmediğini beyan etmiştir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Sanık savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanık ...'ın diğer sanık ...'ın eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasını gerektirecek nitelikte kesin, yeterli ve inandırıcı somut kanıt elde edilemediğinden sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait ticari miktar ve mahiyette sigara ele geçirilmesi ve atılı suçu ikrar etmesi karşısında atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin ilk suç tarihinin 04.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin 15.09.2015 olduğu, ikinci suç tarihinin 19.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin 12.11.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, aynı gün incelenen Dairemizin 2023/10484 Esas sırasında kayıtlı olan Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/327 Esas, 2021/879 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.06.2015, iddianame düzenleme tarihinin 09.07.2015 olduğu anlaşılmakla, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyanın birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Sanığın üzerine atılı 25.06.2015 tarihli eylem hakkında düzenlenen 09.07.2015 tarihli iddianamenin hukukî kesinti oluşturması nedeniyle 25.06.2015, 04.03.2015 ve 19.03.2015 tarihli eylemlerin kendi içinde; 28.07.2015 ve 06.10.2015 tarihli eylemlerin ise kendi içinde ayrı bir zincirleme suçu oluşturdukları gözetilmeksizin sanık hakkında yazılı şekilde tek bir zincirleme suçtan hüküm tesisi, 3.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, 4.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.