Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/5148 E. 2025/2084 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/5148
- Karar No
- 2025/2084
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/166 E., 2015/29 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : 1. Sanık müdafii 2. Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 10.04.2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 24.11.2014 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 24.04.2014 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 16.05.2014 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve 16.12.2014 tarihinde Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/241 Esas, 2014/393 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, temyiz edilmekle henüz kesinleşmediği ve her iki dosyanın suç ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Kabule ve uygulamaya göre de; Suça konu uyuşturucu maddeyi beraat eden sanık ...'in koli ile ... Turizm'e ait otobüse verdiği, koli üzerinde gönderici olarak ... isminin yazılı olduğu, alıcı olarak ... ... isminin yazılı olduğu, sanığın aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada ele geçirilen maddelerin kendisine ait olduğunu ve evlerinde sakladığını, kardeşi olan diğer sanık ...'den uyuşturucu maddelerin saklı olduğu çuvalı otobüse verip göndermesini istediğini beyan ederek ele geçirilen madde miktarı gözetildiğinde tamamlanmış ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılmakla hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3. ve 192/3. maddelerinin uygulanması yerine eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının kabülü ile 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılarak eksik ceza tayini, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.