Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/21693 E. 2024/12198 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21693
- Karar No
- 2024/12198
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2013/750 E., 2018/164 K. SUÇ :4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER :Beraat, mahkûmiyet, eşya müsaderesi ,araç müsaderesi şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin ve sanıklar... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin 20.07.2016 tarihinden sonra verilmeleri nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık ... hakkında kurulan beraat ve mahkûmiyet hükümlerinin ise daha önce temyiz incelemesinden geçerek bozulmuş olması nedeniyle, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük idaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. I.Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri ve Sanıklar Ali Ersalay ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Olarak Yapılan İncelemede 5320 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesinin "Bölge Adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322/4-5-6. fıkraları hariç olmak üzere, 305 ile 326. maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun 33 üncü maddesi) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, buna göre bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322/4-5-6. fıkraları fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı, 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı dikkate alındığında; Dosyanın daha önceden sanıklar yönünden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, hükümlerin Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra kurulması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, temyiz dilekçeleri istinaf talebi mahiyetinde kabul edilerek, gereği mahallince değerlendirilmek üzere dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİ için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, III.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Olarak Yapılan İncelemede Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un(5607 sayılı Kanun) 3/22. fıkrasının “23.” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek, hüküm tarihinde yürürlükte olan 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8/4. fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 5/2. fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin ikinci fıkrası gözetilerek mahkemesince sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.