Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4469 E. 2024/839 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4469
Karar No
2024/839
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/63 E., 2016/309 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; kararın re’sen dikkate alınacak nedenlerle bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ...'un temyiz nedenleri; usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan kanun maddelerinin uygulanmasına, eşya değerinin fahiş olduğu kabul edilerek cezada artırım yapılmasına, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 4. Malen sorumlu vekilinin temyiz nedenleri; aracın iyiniyetli 3. kişiye ait olduğuna, eşya değeri ile aracın değeri kıyaslandığında müsaderenin orantısız olduğuna, araçta zula olmadığına, aracın suça özgülenmediğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan sanık ...'nun sevk ve idaresinde, yanında sanık ...'un bulunduğu 34 BL 8650 plakalı otobüste yapılan aramada, otobüsün farklı yerlerinde oluşturulan gizli bölmelerinde 91.500 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci, beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca dava açılmıştır. Suçta kullanılan nakil aracının, 08.01.2016 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile sanık ...'e 1 yıllık kiraya verildiği anlaşılmıştır. Malen sorumlu alınan beyanında, aracının suçta kullanıldığından haberdar olmadığını ifade ederek davaya katılma talebinde bulunmuştur. Sanık ... alınan savunmasında, şoförlük yapmak amacıyla diğer sanığın teklifini kabul ettiğini, Mardin iline yolcu götürdüklerini, dönüş yolunda kolluk görevlilerince arama yapılana kadar gizli bölmedeki kaçak sigaralardan haberdar olmadığını ifade etmiştir. Sanık ... alınan savunmasında, diğer sanığın beyanlarını doğrulayarak, Mardin ilinde kaçak sigara taşımak üzere anlaştığını, sanık ...'nin haberinin olmadığını ifade etmiştir. A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden 1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, suça konu sigaraların gizli bölme içerisinde yer alması, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle kurulan beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ... ve müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2. Gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin sekizinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, 3. Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4469, K. 2024/839, T. 25.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4469-e-2024-839-k-09eaa1bbfbe8