Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4262 E. 2025/663 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4262
Karar No
2025/663
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/70 E., 2016/196 K. SUÇLAR :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan vekilinin 30.05.2016 tarihinde tebliğ edilen karar karşı yasal süresinden sonra 14.07.2016 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereğince sanık ... müdafiin duruşma talebinin reddine karar verilerek gereği düşünüldü: I-Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan vekilinin yokluğunda verilip 30.05.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 14.07.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar hakkında mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu 18.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle sanıkları müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III- Sanıklar Hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5 ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Sanık ... yönünden; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 29.06.2015 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 09.02.2016 olduğu, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2023 Tarih 2022/287 Esas, 2023/33 Karar sayılı ilamı sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulan dosyada suç tarihlerinin 26.09.2014 ve 16.11.2014 olduğu, iddianame düzenleme tarihlerinin ise 24.11.2015 ve 01.12.2015 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyaların da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4.24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5. Suç konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4262, K. 2025/663, T. 15.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4262-e-2025-663-k-7ed66041bc65