Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31982 E. 2023/5668 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31982
- Karar No
- 2023/5668
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/430 E., 2021/1315 K. SUÇ : 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmünün ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2011 tarihli ve 2007/661 Esas, 2011/866 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (4926 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 4 üncü maddesinin (d) dördüncü bendi uyarınca 132.834,96 TL tazmin nitelikte adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 4926 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/7857 Esas, 2015/12198 Karar sayılı ilâmıyla; "Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, 1-Sanığın sübut bulan eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Yasa'nın 3/a-2. maddesi yollaması ile aynı yasanın 4/a-2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasa'nın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak, elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 3-Hükümden önce, 27.04.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Yasa'nın 22. maddesi ile 5083 sayılı Yasa'nın 2. maddesine eklenen fıkrada yer alan "İlgili kanunları gereğince uygulanacak adlî ve idarî para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, bir Yeni Türk Lirası'nın (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz." şeklindeki hükmünün gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini, 4-Müsadere maddesi olarak 4926 sayılı Yasa'nın 4/4. maddesinin yazılması yerine, yazılı şekilde uygulama yapılması..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma sonrası yapılan yargılamada Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/366 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4926 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanığın cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiş ve bu karar 26.04.2016 tarihinde kesinleşmiştir. 3.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2021/430 Esas, 2021/1315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2015/366 Esas, 2016/237 Karar sayılı 26.04.2016 kesinleşme tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılarak sanığın denetim süresinde suç işlememesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onuncu fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği tensiben kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, müsadere hususunda karar verilmediğine, eylemin 5607 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğine ve suça konu eşyanın iadesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 21.03.2007 günü Frankfurth'... ülkemize giriş yapmak için gelen uçakta yolcu olarak bulunan sanık ...'nun polis pasaport giriş işlemlerine müteakip gümrüğe tabi eşyam yok anlamına gelen yeşil hattı geçtikten sonra ülkemize giriş yapmak üzere iken şüphe üzerine gümrük muhafaza memurları tarafından çıkış kapısında durdurulduğu, X-Ray cihazında çantasında şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda çantasında beyan harici külçe altın ve gümüş karışımı eşya ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmalarında suçlamayı kabul etmemiştir. 3.14.06.2009 ve 10.11.2016 tarihli bilirkişi raporları dosyada mevcuttur. III. GEREKÇE Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, kararın kesinleştiği 26.04.2016 tarihinden itibaren denetim süresi olan 5 yıl içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği gerekçesiyle 12.07.2021 tarihli tensip ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onuncu fırkası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmakla; taraflar haberdar edilerek duruşma açılması ve suça konu kaçak eşyaların müsaderesi hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden tensiple dosya üzerinden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2021/430 Esas, 2021/1315 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.