Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/31263 E. 2023/7002 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31263
Karar No
2023/7002
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E., 2020/36 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 08.06.2003-16.11.2007 TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; askerliğini bitirdiğine, cezasını çektiğine, yaptığı şeyden pişman olduğuna ve hükmün bozulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE 1. Sanık hakkında izin tecavüzü suçu ile ilgili olarak Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 30.03.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 19.07.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbarı üzerine hükmün açıklandığı, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu belirlenmiştir. 3. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 4. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.12.2007 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de dikkate alındığında hükmün açıklandığı 21.01.2020 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/219 Esas, 2020/36 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/31263, K. 2023/7002, T. 13.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-31263-e-2023-7002-k-87c709d12ff7