Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30753 E. 2025/3998 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30753
Karar No
2025/3998
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/826 E., 2021/415 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Soruşturma aşamasında şerh konulmayan ve iddianamede müsadere talebi bulunmayan nakil aracının müsaderesine ilişkin temyiz incelemesine konu bir kararında mevcut olmadığının anlaşılması karşısında, katılan vekilinin nakil aracıyla ilgili talebi inceleme dışı bırakılmıştır. Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla, sanığa ek savunma hakkı tanınarak 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/5. ve 3/10. fıkraları gereği uygulama yapılması gerekirken ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 27.10.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 10.12.2013 olduğu, Sanığın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 2022/16773 Esas sayısında kayıtlı olup aynı gün incelenen, Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 2020/172 Esas, 2021/1309 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 01.11.2013, iddianame düzenlenme tarihinin ise 13.11.2013 olduğu anlaşılmakla, Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Sanık, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, 4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre maktû vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde dilekçe yazım ücretine hükmolunması, 6.Ele geçen eşyanın tamamı hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/30753, K. 2025/3998, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-30753-e-2025-3998-k-df0ca5c359c4