Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20777 E. 2025/7972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20777
- Karar No
- 2025/7972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/50 E., 2014/442 K. SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde -7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır.” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmüne aykırı olarak, sanık ...'nın yokluğunda verilen kararın sanığın aynı zamanda da MERNİS adresi olan, sorgusunda bildirdiği adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan 26.02.2015 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın öğrenme üzerine 06.03.2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.- olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dosya kapsamına göre; sanıklardan ...'ın eylemi TCK'nın 37/1. maddesi uyarınca suçunu birlikte işlediği gözetilmeden TCK'nın 39/1. maddesinin uygulanması suretiyle noksan ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile sanık ... yönünden eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.