Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/29780 E. 2025/8185 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29780
- Karar No
- 2025/8185
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/359 E., 2021/79 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, şikâyetçi ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi itibarıyla sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihi itibarıyla sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu nazara alınarak, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği anlaşılmakla, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin 12.05.2014 olduğu, Sanık hakkında Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan Mahkemenin 2020/284 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 05.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.06.2014 olduğu, anlaşılmakla; Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirilmesi hâlinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
6.Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiği hâlde, 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesine aykırı olarak hak yoksunluğuna karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.