Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/28954 E. 2026/3138 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28954
- Karar No
- 2026/3138
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/664 E., 2020/564 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Suçtan zarar gören ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmesine rağmen, suçtan zarar gören ... İdaresi vekilinin usulüne uygun katılma talebinde bulunmaması nedeniyle katılan sıfatını kazanmadığından temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Suçtan Zarar Gören ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar edildiği halde kamu davasına katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, hükmü temyize yetkisi bulunmadığından suçtan zarar gören ... İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen kararın Dairemizin 12.05.2020 tarihli ve 2019/17765 Esas, 2020/4071 Karar sayılı ilâmıyla onanmak suretiyle kesinleştiği; verilen
mahkûmiyet kararının bozulması üzerine Mahkemece dosyanın yeniden ele alınarak suçta kullanılan nakil vasıtası hakkında yeniden karar verilmesi hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek inceleme dışı bırakılmış, aleyhe temyiz bulunmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Ancak; 1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla 3/1, 3/ 10... /23. maddeleri kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. ve 3/23. maddeleri uygulanarak karma uygulama yapılması,
2.Sanığın kovuşturma aşamasında dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katını mal müdürlüğüne yatırdığı, giderilmesi gereken bir zararın bulunmadığı, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/8. maddesinde yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilerek ve 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, "Sanığın daha önce hakkında verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının denetim süresi içerisinde atılı suçu işlediği anlaşıldığından hakkında CMK.nın 231/5 maddesi gereğince hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair düzenlemelerin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3.Suça konu eşyaların müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi yerine 54. maddesi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.