Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/27970 E. 2025/9803 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27970
- Karar No
- 2025/9803
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/130 E., 2020/169 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracına Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının kaydındaki tedbir şerhinin kaldırılmasına ilişkin hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelemesinde; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 03.05.2015 yerine 2015 olarak yazılması, 2.Arama işlemine dayanak olarak gösterilen Hakkari Sulh Ceza Hakimliği'nin 2015/325 Değişik iş sayılı arama kararı denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi, 3.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması, yine 3/23. fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. madde ve fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3/1, 61. madde ve fıkraları uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre özellikle ele geçirilen kaçak eşyanın miktarı, suç konusunun önem ve değerine göre, cezaların şahsiliği ve uygulamada birliğin sağlanması bakımından, benzer olaylarla mukayese edildiğinde, daha çok miktarda kaçakçılık yapanlarla daha az miktarda kaçakçılık yapanlar arasında hakkaniyete uygun, adil bir ceza tayin edebilmek bakımından hükmedilen cezalarda teşdit uygulanarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, 5.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içerdiği cihetle; dosyada iki adet KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değerin farklı olduğu, ayrıca etkin pişmanlık ihtarını soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının, kovuşturma aşamasında ise hakim tarafından bildirilmesi yükümlülüğü karşısında; sanığın lehine olan KEMT varakasında tespit edilen 49.563,89 TL olan gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 6.Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 7.Kendisini vekili ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi, 8.Suça konu kaçak eşya hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 04.07.2025 tarihinde karar verildi.