Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26876 E. 2024/11401 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26876
- Karar No
- 2024/11401
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/398 E., 2016/554 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; 27.06.2016 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 1 aylık yasal süresinden sonra 30.12.2016 tarihinde temyiz eden üst Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca süresinde olmadığı anlaşılmıştır. Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, hükmün gerekçesiz olduğuna, sanık ile ilgili delillerin tartışılmadığına, açıklanan sebeplerle hukuka aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi, kurumlarının davadan haberdar edilmediğine, katılma hakkı tanınmadığına, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, davaya konu aracın müsaderesi ve kurumları lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A.Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden 27.06.2016 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 1 aylık yasal süresinden sonra 30.12.2016 tarihinde temyiz eden üst Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, iddianamenin düzenlendiği 21.06.2016 tarihinden temyiz incelemesi gününe kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A.Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle üst Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, idari yaptırım uygulanan aracın mahreç ülkesine gümrük idaresince iadesine,11.12.2024 tarihinde karar verildi.