Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26171 E. 2024/9392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26171
- Karar No
- 2024/9392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/318 E., 2021/582 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık Yönünden; Hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmiş ise de sanığın bu süre de geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır. Gümrük İdaresi Vekili Yönünden; Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi; sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edildiğine, erteleme şartlarının oluşmadığına ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. II. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden Sanığın yokluğunda verilip 03.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 26.07.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu ve hükmün 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar vermek gerekmiştir. B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Olay tutanağına göre, 29.01.2015 tarihinde, sanığın Yeni Cami civarında içinde sigaraların bulunduğu ağzı açık siyah poşet ile hareket halinde iken güvenlik güçleri tarafından fark edildiği, sigaraların görünür vaziyette olduğu, Malatya Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/134 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 1443 paket kaçak sigara ile 592 deste kaçak yaprak sigara kağıdının ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; satma amacının olmadığını, kendisi ve ailesi ile beraber içmek için aldığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Suça konu eşyaların gümrük kaçağı olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5 inci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında, kovuşturma aşamasında sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağının bildirildiği anlaşılmakla birlikte, sanığa mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutar ile kamu zararının bildirildiği, sanığın herhangi bir ödemede bulunmadığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait ticari miktar ve mahiyette sigaraların ve yaprak sigara kağıtlarının ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip, hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 1.Suç konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine aynı Kanun'un 52 nci maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan kaçak eşyaların müsaderesine ilişkin kısmın çıkarılarak yerine "Suça konu eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasında yer alan "TCK.nın 52" ibaresinin çıkarılarak yerine "TCK'nun 52/2" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.