Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/25093 E. 2024/7240 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25093
- Karar No
- 2024/7240
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/247 E., 2020/165 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Üst Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına aykırı şekilde hak yoksunluğuna hükmedilmesi nedeniyle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanık ...'un temyiz sebepleri; 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) aleyhine olacak şekilde uygulandığına, suça konu eşya pek hafif değerde olması nedeniyle yeterli indirim yapılmadığına ve fazla ceza tayin edildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 3.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunu'un aleyhine olacak şekilde uygulandığına, suça konu eşya pek hafif değerde olması nedeniyle yeterli indirim yapılmadığına ve fazla ceza tayin edildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 1.24.09.2013 tarihinde saat 01:00 sıralarında uygulama noktasından kaçan ve takip sonucunda durdurulan sürücüsü sanık ..., yanında ... olduğu halde, malen sorumlu adına kayıtlı binek araçta Cumhuriyet savcısının arama kararına istinaden yapılan aramada, arka koltuk ve bagajda valizler içerisindeki toplam 3.986 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirilmiştir. 2.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Sanık ... aşamalarda; nakil aracını malen sorumludan emanet aldığını, diğer sanık ... ile birlikte sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu, bozma sonrasında savunmalarını tekrar ettiğini, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme gücü bulunmadığını beyan etmiştir. 4.Sanık ... aşamalarda; diğer sanık ... ile birlikte sigaraları satmak amacıyla bulundurduğunu, bozma sonrasında ise meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamış ve eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemediği anlaşılmıştır. 5.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi beyanı dava dosyasında mevcuttur. 6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden Her ne kadar Tebliğnamede; suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasında değişiklik yapıldığı gözetilerek, sanıkların kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasındaki "Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar arttırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz." şeklindeki düzenlemeye göre 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların eylemlerine uyan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikler de nazara alınmak suretiyle lehe kanunun belirlenmesinden sonra hüküm kurulması gerektiği belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla "hafif" değerde kabul edilmesine göre, sanıklara atılı eylemin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kalmasına rağmen, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereği alt sınırdan ceza tayin edilerek, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği cezada indirim yapılmak suretiyle uygulama yapılmasının sanıkların lehine olacağı gözetilerek, Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır. B.Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik İncelemede Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında Üst Cumhuriyet savcısının ve sanıkların temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. 1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkilerinin kısıtlanamayacağı gözetilmeden bu yetkilerden koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, 2.Dava konusu kaçak olduğu anlaşılan sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV.KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Baykan Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2020/247 Esas, 2020/165 Karar sayılı kararına yönelik üst Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ... ve ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi, yine hükmün eşya müsaderesine ilişkin bölümünden "...TCK'nın 54...." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere "... 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla TCK'nun 54/4....'' ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.