Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/24957 E. 2023/11521 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24957
Karar No
2023/11521
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/283 E., 2018/75 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 26.04.2012 tarihli ve 2012/249 Esas, 2012/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 26.04.2012 tarihli ve 2012/249 Esas, 2012/117 Karar kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 15.01.2013 tarihli ve 2013/293 Esas, 2013/65 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 05.07.2012 tarihli ve 2012/9 Esas ve 2012/103 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, izin tecavüzü suçu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 21.06.2013 tarihli ve 2013/334 Esas, 2013/193 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 26.10.2013 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 26.10.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 27.04.2014 tarihinde 7258 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediğinin ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/486 Esas, 2015/438 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2018 tarihli ve 2017/283 Esas, 2018/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 21.06.2013 tarihli ve 2013/334 Esas, 2013/193 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yapılan incelemede; sanığın, ...’daki birliğinden 09.01.2012 tarihinde 4 gün yol süresi 10 gün izin olmak üzere toplam 14 gün süre ile izne gönderildiği, bu iznine gidişinde katıldığı ... Kabul ve Toplanma Merkezinden 10.01.2012 günü saat 14.00’de ayrılan sanığın, 24.01.2012 günü saat 14.00’e kadar birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, 01.02.2012 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; psikolojik sorunları nedeniyle atılı eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. 3.Askeri Mahkemece dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi yazılı ve sözlü olarak sunduğu mütalaasında özetle; sanığın antisosyal kişilik yapısında olduğu ancak bu durumun askerliğe elverişlilik durumunu etkilemediğini, sanığın gerçekleştirdiği fiili ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğu ve adli müşahadesine gerek olmadığı tespitlerine yer vermiştir. 4.Olur İlçe Jandarma Komutanlığının 10.04.2012 tarihli ve "sağlık raporları hk." konulu yazısı ekinde bulunan Mareşal ... ... Hastanesinin 09.04.2012 tarihli ve "hasta tedavi kararı" konulu raporunda sanığın nörolojik açıdan suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu belirtilmiştir. 5.Vaka kanaat raporu, sanık hakkında düzenlenmiş onaylı izin belgesi sureti, sanığın kendiliğinden katılış yaptığına dair tutanak, sanığın görmüş olduğu tedavilere ilişkin evrak ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. 6.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/486 Esas, 2015/438 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanığa atılı suçun işlendiği 24.01.2012-01.02.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 2.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; Kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyen askeri şahısların aynı Kanun'un birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde bir yıldan üç yıla kadar hapsolunacağını hüküm altına alınmıştır. 3.1632 sayılı Kanun'un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir. 4.Sanık tarafından psikolojik sebeplerle birliğine süresinde dönmediği şeklinde mazeret olarak ileri sürdüğü hususların, askerlik hizmetine ... tutulabilir nitelikte olmadığı göz önüne alındığında; Mahkemece tüm unsurları ile oluşan atılı suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 24.01.2012-01.02.2012 olarak gösterilmesi gerekirken 24.01.2012 olarak yazılması yerinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 6.Gerekçeli karar başlığında sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin gösterilmemesi mahallinde ikmali mümkün eksiklik olarak görülmüştür. 7.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir. 8.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2018 tarihli ve 2017/283 Esas, 2018/75 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/24957, K. 2023/11521, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-24957-e-2023-11521-k-d327149e566c