Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/24162 E. 2025/4092 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24162
- Karar No
- 2025/4092
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/550 E., 2016/61 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizi yönünden; sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği karar tarihi itibarıyla itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizi yönünden ise; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, 5271 sayılı Kanun'un 234/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması nedeniyle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak suçtan zarar gören Gümrük İdaresine tebliğ edilmediği belirlenmekle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesi uyarınca öğrenme üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanıklar hakkında mahkemece yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Yapılan İnceleme Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolu açık olup, sanık ... hakkındaki kararın temyizi mümkün bulunmadığından suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Sanık ... Hakkında Yapılan İnceleme Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın mahiyetine göre 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin yargılamadan haberdar edilmeksizin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin ele geçen elektronik sigara sıvısının hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün mamulü niteliğinde olması halinde 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile elektronik sigara, elektronik sigara pili, bataryası, atomizeri ve boş elektronik sigara kutuları yönünden aynı Kanun'un 3/5. maddesi kapsamında kaldığı, böylece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi gereği "işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." hükmü gereği ağır olan cezayı gerektiren 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince cezalandırılacağı cihetle; Sanıktan ele geçen elektronik sigara sıvısının hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün mamulü niteliğinde olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi raporu alınarak, tütün mamulü niteliğinde olup olmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.