Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23976 E. 2023/7160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23976
- Karar No
- 2023/7160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/354 E., 2018/471 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askerı Ceza Kanunu'na aykırılık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın firarda kaldığı sürenin uzunluğu göz önüne alındığında, alt sınırdan ceza tayin edilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.05.2010 tarihi ile denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç tarihi olan 01.07.2012 tarihleri arasında zamanaşımının 2 yıl 1 ... 7 gün süreyle durduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eylemi için, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında verilen (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 27.10.2009 tarihli ve 2009/2204 Esas, 2009/2195 Karar sayılı bozma ilamına konu 27.12.2007 tarihli mahkûmiyet hükmünden, temyize tabi hüküm tarihine kadar durma süresi de eklenerek 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devam olunarak sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2017/354 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.