Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23826 E. 2023/7769 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23826
Karar No
2023/7769
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/95 E., 2017/212 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 21.08.2007-17.09.2007 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; ailevi sıkıntıları olduğundan mecburen atılı suçu işlediğine ve hakkında verilen cezanın kaldırılması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Sanık hakkında izin tecavüzü suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 02.03.2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın gıyabında verilen bu kararın, dosya kapsamına göre sanığın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine tebliğ edilmesi, bu adrese çıkartılacak tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde ise 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, (Kapatılan) Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 02.03.2009 tarihli kararının doğrudan sanığın bilinen adresinde 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre 11.04.2009 tarihinde tebliğ edildiği dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı, dava zamanaşımının durmasının ve kesilmesinin de söz konusu olmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.12.2007 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, bu tarihten hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Güroymak Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli ve 2017/95 Esas, 2017/212 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23826, K. 2023/7769, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-23826-e-2023-7769-k-0ef045078b04