Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23451 E. 2023/10427 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23451
Karar No
2023/10427
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/1037 E., 2018/355 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. (Kapatılan) Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 01.06.2012 tarihli ve 2012/316 Esas, 2012/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. (Kapatılan) Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 01.06.2012 tarihli ve 2012/316 Esas, 2012/96 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 02.10.2013 tarihli ve 2013/1312 Esas, 2013/1299 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında; Mahkemesince yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 06.06.2014 tarihli ve 2013/1476 Esas, 2014/583 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 23.06.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 23.06.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 30.12.2015 tarihinde tehdit ve hakaret suçlarını işlediğinin Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2017 tarihli ve 2016/126 Esas, 2017/531 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2017/1037 Esas, 2018/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 06.06.2014 tarihli ve 2013/1476 Esas, 2014/583 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; P. Onb. ...'in sanığa olan husumeti ve kışkırtması sebebiyle meydana geldiğine, P. Onb. ...'in dinlenmesini talep ettiklerine, emrin sınırlarını aşarak eziyet ve ders verme amacı taşıdığına ayrıca sanığın psikolojik olarak desteğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde meydana geldiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yapılan incelemede; olay tarihinde Nöbetçi Astsubay olan P.Kd.Bçvş. ...'nun 18 Mart törenleri nedeniyle terzihanede görevli P.Er ...'a emir vererek Nöbetçi Çavuş P.Onb. ...’den personel isteyerek terzihaneye masa taşınmasını istediği, P.Er ...’ın emri P.Onb. ...’e iletmesi üzerine, o sırada orada bulunan sanığa terzihaneye masa taşınacağını belirterek yardım etmesini istediği, sanığın benden başka kimse yok mu diye cevap verdiği, Nöbetçi Çavuşun, emrin Nöbetçi Astsubayı tarafından verildiğini söyleyerek emri tekrar ettiği, emri yerine getirmeyen sanığa üçüncü kez emrin tekrar edildiği, ancak yine de yerine getirmediği maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2. Sanık savunmalarında özetle; olay tarihindeki birliğe geleli on beş gün olduğunu, yeni er pozisyonunda görev yaptığını, kitap okuduğu sırada P.Onb. ...’in ... masa taşınacak kalk yardım et dediğini, kendisinin başka kimse yok mu diyerek karşılık verdiğini, emri veren nöbetçi çavuşu ile daha önce aralarında bir sürtüşme yaşandığını, kendisine bu sebeple keyfi olarak emir verdiğini, beraatini ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması da dahil lehine olan bütün hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini beyan etmiştir. 3. Sanık müdafiin savunmaları da dosya kapsamında mevcuttur. 4. Mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak yeminli ifadelerine başvurulan tanıklar ..., ...,..., ... ve ...'nun beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir. 5. Kovuşturma aşamasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaasında; sanığın askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu, adli müşahadesine gerek bulunmadığı şeklinde tespitlerde bulunmuştur. 6. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2017 tarihli ve 2016/126 Esas, 2017/531 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 7. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Temyiz istemine ilişkin UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanık müdafii tarafından 11.05.2018 havale tarihli dilekçe ile süre tutum talebinde bulunduğu anlaşıldığından temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. 2.Olay tarihinde P.Çvş. Olarak görev yapan ...’in 03.06.2012 tarihinde yazdığı ve 05.06.2012 tarihinde Askerî Mahkeme kayıtlarına girdiği anlaşılan dilekçesinde; sanığın suç işlemesine kendisinin tahriki ve kişisel husumetinin sebep olduğunu, vicdanen rahatsız olduğunu, bu kadar ceza alacağını tahmin etmediğini beyan ettiği görülmekte ise de; yargılamanın sonuçlanmasından sonra verilen, maddi vakıanın özüne etkisi olmayan ve sanığın ceza almasını önlemeye yönelik saiklerle kaleme alındığı değerlendirilerek söz konusu dilekçeye de itibar edilmediğinden; sanık müdafiin bu yöndeki temyiz sebepleri kabul edilmemiştir. 3.Emre itaatsizlikte ısrar suçu, genel kasıtla işlenebilen, yani bilerek ve isteyerek emrin gereğinin yapılmamasıyla oluşan bir suçtur. Hizmete ilişkin bir emrin varlığı, emrin hiç yapılmamış olması ve suç kastının varlığı suçun oluşumu için yeterlidir. Suçun, emrin hiç yapılmaması suretiyle oluştuğu göz önüne alındığında; temyiz konusu dava bakımından, Nöbetçi Astsubay olan P.Kd.Bçvş. ...'nun 18 Mart törenleri nedeniyle Nöbetçi Çavuş P.Onb. ...’den personel isteyerek terzihaneye masa taşınması şeklinde malum ve muayyen hale getirilmiş olan emrin, üst üste tekraredilmesine rağmen sanık tarafından yerine getirilmemek suretiyle, Mahkemece emre itaatsizlikte ısrar suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Hapis cezasına mahkûmiyetin Kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması gerektiği hususunun infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir. 5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2017/1037 Esas, 2018/355 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,28.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23451, K. 2023/10427, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-23451-e-2023-10427-k-63e8e5e7a9bb