Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/22225 E. 2024/10548 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22225
- Karar No
- 2024/10548
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/389 E., 2016/323 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak HÜKÜMLER :1.Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçlarından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçlarından beraat 2.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan beraat, kaçak eşyaların müsaderesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî bozma, kısmî onama Katılan ... İdaresi vekilinin suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemi yönünden; suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin örgüt kurmak ve yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçları ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen beraat kararları ile sınırlı olduğu tespit edilmiştir. II. GEREKÇE Sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış, mahkemece temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında atılı suçlardan mükerrer davalar açıldığı gerekçesiyle davaların reddine, temyiz dışı sanık ... hakkında iddianame de OLAY 2 ve OLAY 3 olarak belirtilen eylemler ve temyiz dışı sanık ... hakkında ise iddianamede OLAY 2 olarak belirtilen eylemler nedeniyle mahkûmiyetlerine kararı verildiği, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise atılı kaçakçılık suçlardan beraat kararları verildiği, UYAP ortamında yapılan incelemede temyiz dışı sanık ..., sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesinde düzenlenen rüşvet alma ve verme suçlarından açılan kamu davasının ise tefrik edilmesi sonrası Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2020/554 E. 2021/21 K. sayılı kararı ile verilen beraat kararlarının temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2021/2985 Esas sırasında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin örgüt kurmak ve yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçları ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen beraat kararları ile sınırlı olduğu belirlenmekle; A.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Yönetmek ve Örgüte Üye Olmak Suçlarından Verilen Beraat Kararlarına Yönelik Temyizi Yönünden Gümrük İdaresinin örgüt kurmak ve yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçlarından doğrudan zarar görmediği cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığı, mahkemece kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasının da hükümleri temyize hak vermeyeceği anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında (İddianame OLAY 1) 07.07.2013 Tarihli Eylem Nedeniyle 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik Temyizi Yönünden 07.07.2013 tarihinde hava yoluyla aktarmalı olarak Şanlıurfa Gap Havalimanına... ülkesinden gelen temyiz dışı sanıklar ... ve ... isimli şahıslara ait valizlerde kaçak eşya bulunduğuna dair ihbar üzerine valizlerin x-ray taramasına sevkleri sonucu ...'ın valizlerinde 475 adet, ...'in valizinde ise 140 adet olmak üzere toplam 615 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirildiği, telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimlerin dinlenmesi neticesinde temyiz dışı sanıklar ... ve ...’in sanık ... tarafından finanse edilerek gümrük kaçağı cep telefonlarını... ülkesinden getirmek üzere görevlendirildikleri, örgüt içerisinde sanık ...’nun ise yurtdışından getirilecek kaçak cep telefonlarının satılarak bunlardan elde edilen gelirin sanık ...’a aktarılması görevini üstlendiği, sanık ...’nın kaçak cep telefonlarını gümrük memuru sanık ... aracılığı ile gümrüklü sahadan çıkarmayı amaçladığı ve bunun karşılığında sanık ...’nın gümrük memuru sanık ...’e verilmek üzere suç örgütünden rüşvet aldığı, kaçak cep telefonlarının havalimanından yasa dışı yollar ile çıkarılmak istenirken ... ve ...'in kolluk görevlilerince suçüstü yakalandıkları iddia edilmiştir. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında, Muhtar GSM isimli işyerini ortağı ... ile birlikte çalıştırdıklarını, ancak işlerin fiilen ... ve kendi oğlu ... tarafından takip edildiğini, oğlu ...'ın gümrükte yakalanan telefonları geri alamayınca gümrükte çalışan ... isimli şahsın telefonunu bularak telefonları yasal yollarla geri alıp alamayacaklarını sorduğunu, suç örgütü ile ilgisinin bulunmadığını, ...'e rüşvet verilmesi gibi bir durumun olmadığını, iddianamede bahsedilen telefon görüşmelerini kendisinin yaptığını, ... ile görüşmelerinin ise bir araba alışverişine ilişkin olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. Sanık ... soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan ifadesinde, sanıklardan ... ve ... isimli şahısları telefonları yakalanana kadar tanımadığını, yakalamadan 4-5 gün sonra bu şahısların ... ile birlikte yanına gelerek telefonlarını yasal yollardan nasıl geri alabilecekleri konusunda fikir sorduklarını ifade etmiş, mahkemede alınan savunmasında ise havaalanında araç kiralama işi yaptığını, sanık ...'ı aralarındaki araç alışverişi nedeniyle tanıdığını, ...'a bir araba sattığını, iddianamede kendisine atfedilen görüşmeleri kendisinin yaptığını, rüşvet iddiasını kabul etmediğini beyan etmiştir. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, suç tarihlerinde GAP Hava Limanında gümrük ambar memuru olarak görevli olduğunu, suç konusu telefonları yakalayan tarafta olduğunu, sanıkların bazılarını bu yakalama nedeniyle tanıdığını, sanıklardan ...'ın babası ...'ın telefonları nasıl geri alabileceklerini öğrenmek için kendisini aradığını, bu olay nedeniyle herhangi bir maddi menfaatinin olmadığını, sanık ...'ın yakalandığı anda yanında beyana tabi eşyasının olduğunu söylediğini ancak telefonların miktarı fazla olduğu için kaçakçılıktan işlem yapıldığını beyan etmiştir. Temyiz dışı sanık ... mahkemede alınan savunmasında, telefonları gümrükten geçirirken beyan edeceğini söylemesine rağmen el konulması üzerine ...'e mesaj attığını, kimseye rüşvet vermediğini, telefon görüşmelerinin kendisine ait olduğunu, ... ile görüşmelerinin ise babasının ...'dan satın aldığı arabanın arızalı çıkması ile ilgili olduğunu beyan etmiştir. Temyiz dışı sanık ... ... mahkemede alınan savunmasında, herhangi bir örgüte üye olmadığını, telefon görüşmelerinin kendisine ait olduğunu, telefonlarının yakalanması nedeniyle yaptığı görüşmeler olduğunu beyan etmiş, kolluk aşamasında müdafii huzurunda alınan ifadesinde ise ... ile irtibat kurup cep telefonlarını yasal ürün olarak kaydettirmek istediğini, ...'in sırf esnaf olmalarından dolayı karşılık istemeden yardım sözü verdiğini, ...'nın yakalama sonrasında yardım sözünü yerine getirememesi nedeniyle ...'a 24.000,00 TL civarında para verdiğini bildiğini ifade ettiği tespit edilmiştir. Sanık ... savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini, örgüt üyesi olmadığını, görüşmelerin telefon fiyatlarını iyi bilmesi nedeniyle yapılan görüşmeler olabileceğini ifade etmiştir. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in 07.07.2013 tarihinde...'den İstanbul'a gelen TK-2246 sefer sayılı uçakla GAP Havalimanı'na geldikleri ancak sanıklar hakkında yapılan bir ihbar üzerine valizlerinin x-ray cihazına sevki sonrasında ...'ın valizlerinde 475 adet, ...'in valizinde ise 140 adet olmak üzere toplam 615 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirildiği olayda, sanıklar hakkında örgüt halinde kaçakçılık suçundan açılan kamu davasında, 07.07.2013 tarihli "arama,olay tespit,yakalama ve muhafaza altına alma tutanağını" düzenleyen gümrük görevlilerinin ifadelerine göre olay günü ... ve ... isimli şahısların kaçak cep telefonu getireceğine dair ihbar üzerine, havaalanında gerekli tertibatların alındığı, valizlerin atıldığı şut altına kadar gidilerek valizlerin tespitini yapıldıktan sonra valizlerin akibe alındığı, valizlerin yolcu salonuna geldiği sırada ... ve ... isimli şahısların görevlilerin yanına giderek çantalarında telefon olduğunu ve beyanda bulunmak istediklerini söylediklerini ancak gümrük görevlilerinin haklarında ihbar olması nedeniyle beyanda bulunamayacaklarını söyleyerek valizleri x-raydan geçirerek yakalamayı yaptıkları anlaşılmakla, henüz gümrük sahasından geçmeyen sanıklara beyanda bulunma imkânının tanınmadığı, eylemin icrasına elverişli hareketlerle başlanmadığı cihetle, suçun kanunî unsurları oluşmadığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sonucu itibarıyla doğru olup, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Katılan Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında (İddianamede OLAY 3) 30.09.2013 Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik Temyizi Yönünden 30.09.2013 tarihinde kolluk güçlerince oluşturulan uygulama noktasında içerisinde temyiz dışı sanık ...'ın bulunduğu 33 CCN...plakalı çekici ve 33 CJY ...plakalı dorsede Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.09.2013 tarihli ve 2013/1167 Değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada 69 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. Temyiz dışı sanık ...'ın savunmasında, Dubai'den herhangi bir şekilde kaçak eşya getirmediğini, Irak'ta bir işyeri olduğunu, telefon görüşmelerinde bahsedilen telefonların Zaho'daki işyeri için istediği telefonlar olduğunu, iddianamede bahsedilen telefonların kaçak olduğunu ancak kendisinin suç örgütüyle ilişkisinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Diğer sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmemişlerdir. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimlerinin dinlenmesi suretiyle elde edilen deliller değerlendirildiğinde, temyiz dışı sanıklar ..., ... ile hakkında tefrik kararı verilen Irak uyruklu ... ... ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ...isimli şahıslar arasında içeriğinde suç unsuru ifadelerin yer aldığı telefon görüşmeleri yapıldığı ve bu görüşmelerde sanıklar ..., ...'ın ele geçirilen gümrük kaçağı cep telefonu olayı ile bağlantılı oldukları iddia edilerek sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış ise de, sanıklar arasında teşekkül oluşturulduğuna ve hiyerarşinin varlığına dair yeterli delil bulunmadığı ve eylemlerinin devamlılık arzetmediği anlaşılmakla birlikte, sanık ...'ın yurda giriş çıkış kayıtları ve tape içeriklerinden eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3/1.,4/2. maddeleri kapsamında kaldığı değerlendirilmiş ise de, sanıklar ... ve ... hakkında atılı eylemlere iştirak ettiklerine dair haklarında mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında (İddianamede OLAY 2) 14.09.2013 Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Beraat Kararları Yönünden 14.09.2013 tarihinde temyiz dışı sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 27 E...plaka sayılı aracın oluşturulan kontrol noktasında durdurulması sonucu, Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.09.2013 tarihli ve 2013/1232 Değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, araçta bulunan kolilerde toplam 1325 adet kaçak cep telefonu ve 1000 adet cep telefonu bataryası ele geçirilmiştir. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Temyiz dışı sanık ... savunmasında, ... isimli bir şahsın Şanlıurfa iline gidecek kolilerinin olduğunu söylemesi üzerine, teklifi kabul ederek 100,00 TL karşılığında taşımayı kabul ettiğini, kolilerden telefon çıktığını arama sırasında gördüğünü beyan ettiği anlaşılmıştır. Diğer sanıklar da savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/16413 sayılı soruşturması kapsamında sanıkların yurtdışından yasa dışı yollar ile organize bir şekilde getirdikleri kaçak cep telefonlarının ticaretini yaptıklarına dair alınan bilgiler üzerine, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında sanıklara ait GSM hatlarının iletişimlerinin tespiti ve teknik araçlar ile izleme kararları alınmış olup, projeli dosya kapsamında iletişim tutanaklarının incelenmesi sonucunda, sanık ..., ... ve ...’ın kaçak cep telefonu ticareti yapmak için hakkında tefrik kararı verilen dosya dışı sanık ... ..., sanıklar ..., ... ve ... isimli şahıslarla görüştükleri, görüşmelerde ...'ın kaçak cep telefonu sevki yapacağı, bu araca temyiz dışı sanık ... ve ...'ın aracıyla öncülük yaptığı iddiasıyla sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış ise de, temyiz dışı sanık ... beyanları, tape kayıtlarının incelenmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar arasında teşekkül oluşturulduğuna ve hiyerarşinin varlığına dair yeterli delil bulunmadığı ve eylemlerinin devamlılık arzetmediği anlaşılmakla birlikte eylemlerinin 5607 sayılı Kanun'un 3/5.,4/2. maddeleri kapsamında toplu kaçakçılık suçunu oluşturacağı, yargılama konusu eyleme göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, zamanaşımını en son kesen işlem olan temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkındaki 12.05.2016 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin temyiz inceleme gününde gerçekleşmiş olduğu ve ele geçen eşyanın bizatihi suç oluşturması sebebiyle müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR A.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Yönetmek ve Örgüte Üye Olmak Suçlarından Verilen Beraat Kararlarına Yönelik Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında (İddianame OLAY 1) 07.07.2013 Tarihli Eylem ile Sanıklar ... ve ... Hakkında (İddianamede OLAY 3 ) 30.09.2013 Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B-C) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ..., ..., ve ... Hakkında 14.09.2013 Tarihli (İddianamede OLAY 2) Eylemler Nedeniyle Verilen Beraat Hükümlerine Yönelik Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.