Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/21386 E. 2022/19312 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21386
- Karar No
- 2022/19312
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde; 23/02/2014 tarihinde Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/340 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden kaçakçılıkla mücadele kapsamında yapılan uygulama sırasında Osmaniye-Adana istikameti İncirlik Park Alanında şüphe üzerine durdurulan sanık ...'in sevk ve idaresinde, diğer sanık ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araçta yapılan aramada, bagaj ve arka koltuk üzerinde 660 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; araçta diğer sanıkla birlikte seyahat eden sanık ... aşamalarda sigaralarla ilgisi olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmemiş ise de, ele geçen sigaraların miktarı ve sigaraların bir kısmının arka koltukta bulunması dikkate alındığında, sanığın araç içerisinde arka koltukta bulunan sigaralardan haberdar olmamasının mümkün bulunmadığı cihetle, mahkumiyeti yerine savunmasına itibar edilerek hakkında somut ve inandırıcı yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi, II- Sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; 1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2- Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddesi yerine TCK'nun 62/2. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması, 3- Hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesinde infazı kısıtlayacak şekilde " C. Başsavcılığınca yapılacak ödeme emrinin tebliğinden itibaren, aylık taksitler halinde ödenmesine" karar verilmesi, 4- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5-Kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 6- Dava konusu kaçak eşyanın miktarı gözetilerek TCK'nun 54/3. maddesi uyarınca nakil aracın müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmadığı ancak aracın kayden makili ..., suça konu aracın rent a car işi yapan damadı tarafından kiraya verildiğini söyleyip, buna ilişkin kira sözleşmesini ibraz etmiş ise de, sözleşmede aracı kiralayanın İsmet Bakırcı olduğunun anlaşılması karşısında, anılan şahsın tespiti ile nakil aracının sanığa nasıl verildiği hususunun sorulması ve malen sorumlunun iyiniyetli 3.kişi durumunda olup olmadığı da tespit edilerek 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde belirtilen müsadere koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan eksik araştırmaya dayalı olarak nakil aracının iadesine ve üzerindeki trafik tescilinde bulunan tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmesi, 7-Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/12 /2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.