Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19882 E. 2023/6533 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19882
- Karar No
- 2023/6533
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi KATILANLAR : Nike International Ltd., Converse Inc adına Conteks İç ve Dış Ticaret A.Ş. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 09.06.2014 tarihli ve 2013/656 Esas, 2014/392 Karar sayılı kararı ile ana dosyada sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.000,00 ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2016/3213 Esas, 2018/12592 Karar sayılı ilâmıyla; " ... uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Birleşen İstanbul (Kapatılan) 4. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2013/489 Esas, 2014/256 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.000,00 ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. 4.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2016/1597 Esas, 2018/10893 Karar sayılı ilâmıyla; " ... uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Kabule göre de; 1-5237 sayılı TCK'da cezaların içtimaına yer verilmediği halde, sanığa verilen hapis cezasından çevrili adli para cezası ile gün adli para cezasının toplanmasına karar verilmesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi gereğince adli para cezalarının 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilirken, infazda duraksamaya yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma sonrası İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 14.06.2019 tarihli ve 2018/258 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararı ile her iki dava dosyası birleştirilerek yargılamanın 2019/20 Esas numaralı dosya üzerinden sürdürülmesine karar verilmiştir. 6.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2019/20 Esas, 2020/196 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak gereği sanığın iki kez 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezalarının ödenmemesi halinde infaz edilecek sonuç cezanın 1 yıl 15 gün hapis cezasını geçemeyeceğine, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; somut bir nedene dayanmamakla birlikle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 09.06.2014 tarihli ve 2013/656 Esas, 2014/392 Karar sayılı ana dosyasında; şikâyet üzerine sanığa ait iş yerinde 03.10.2013 tarihinde yapılan aramada; toplam 174 çift taklit Converse markalı ayakkabının ele geçirildiği; bu dosya ile birleşen İstanbul (Kapatılan) 4. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2013/489 Esas, 2014/256 Karar sayılı dosyasında; sanığa ait aynı iş yerinde aynı tarihte yapılan aramada; toplam 828 adet taklit Nike markalı ayakkabının ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık aşamalardaki savunmalarında; suça konu ayakkabıları tanımadığı seyyar satıcılardan faturasız olarak satın aldığını, pişman olduğunu beyan etmiştir. 3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2 ve 4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporlarına göre; sanığın iş yerinde ele geçirilen ayakkabıların taklit markalı oldukları ve bu ayakkabıların satışa arz edildiği hususunda şüphe yoktur. Satışa arz edilen taklit markalı ürünlerin bizatihi suçun konusunu oluşturması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere edilmesi gerekecektir. Öte yandan bozma kararları öncesi hükmedilen 6000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezalarına ilişkin ilk hükümlerin sanık tarafından temyiz edildiği ve belirtilen cezaların sanık yönünden kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek, sanığın iki kez 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde adli para cezalarının ödenmemesi halinde infaz edilecek sonuç cezanın 1 yıl 15 gün hapis cezasını geçemeyeceğine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bu iki husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2019/20 Esas, 2020/196 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (B) bendinde yer alan müsadereye ilişkin paragrafta; “TCK 54/1” ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK 54/4" ibaresinin eklenmesi ve kazanılmış hakkın uygulanmasına dair (A-8) numaralı bendinde yer alan “ adli para cezalarının ödenmemesi halinde infaz edilecek sonuç cezanın 1 yıl 15 gün hapis cezasını geçemeyeceğine” ibaresinin tamamen çıkartılarak sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.