Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/16962 E. 2025/12747 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16962
Karar No
2025/12747
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/537 E., 2016/74 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Davanın dayanağını oluşturan ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 82. maddesi gereğince aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olan suç tutanağına göre, patpat motorunun izleri takip edilerek sanıkların orman alanında işgal edip etrafını çevirdiği alana kadar gittiğini, bu izlerden birçok defa ormana girip çıktıklarının anlaşıldığı, suç tarihinde köyde başkaca patpat motorunun olmadığı, tüm patpat motorlarının köy dışında Ordu'da olduğunun belirtildiği, mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda da ormanlık alanda ağaçların motorlu testere ile dikiliden kesildiğinin ve sanıkların etrafını çitle çevirdiği alanın kesinleşmiş orman sınırında olduğunun belirtildiği, sanıkların savunmalarında suç konusu yerin babalarından miras kaldığını beyan ettikleri anlaşılmakla, tüm dosya muhteviyatı ve oluşa göre sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetleri gerekirken yerinde görülmeyen gerekçeyle beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Niksar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09/05/2015 tarih ve ... nolu iddianamesi ile: Sanıklar hakkında Devlet Ormanının 211 25... lik alanının etrafını çevirmek suretiyle işgal ettikleri, buradan 10 gün öncesinden 6 adet kayın ağacı ile 2 adet orman kavağı ve yaklaşık 12-15 ay önce kesildiği değerlendirilen 5 adet meşe ağaçlarının kestiklerini bahisle TCK'nin 37 madde delaletiyle Orman Kanunu’nun 91/1, 93/2 maddeleri gereğince cezalandırılması için açılan kamu davasının yargılaması sürecinde sanıklar üzerlerine atılı suçu kabul etmemişler, Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/537 E. 2016/74 K. sayısıyla sanıkların üzerlerine atılı ağaç kesme eylemlerinden dolayı ayrı ayrı beraatlerine, orman alanını işgalden dolayı ise 6831 sayılı Kanunu’nun 93/1, 93/2 ve 5237 sayılı TCK 62/1 maddeleri gereğince 10’ar ay hapis cezasıyla cezalandırılıp 5271 sayılı CMK 231. maddesi uyarınca koşulları oluştuğundan haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karar katılan ... İdaresi vekili tarafından beraat yönüyle temyiz edilmesi üzerine Dairemiz çoğunluğunca suç mahalli yerdeki ağaçların sanıklar tarafından kesildiği ve cezalandırılması gerekeceği düşüncesiyle bozma kararı verilmiş ise de, sanıkların atılı bu suçu işledikleri yönünden kesin delil olmadığından İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının onanması düşüncesiyle çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.

Çünkü; Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Ceza Dairelerinin istikrarlı içtihatlarında belirtildiği üzere, amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar

aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Ceza yargılaması, failin suçu işlediği yönünde ve hakkında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte şüphe bulunup bulunmadığının tespit edildiği soruşturma evresi ile başlar ve kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte delil elde edilememesi veya en azından kuşku bulunamaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına, dava açılmasını gerektirir yeterlilikte bir şüphe veya delil bulunması halinde ise iddianame tanzim olunarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde kanunda belirtilen hükümlerden birinin verilmesi ve hükmün kesinleşmesi ile sona erer. Kovuşturma evresi sonucunda mahkemece değerlendirilen deliller, suçun var olduğu ve yargılamaya konu olan fiilin sanık tarafından işlendiği hususunda yeterli vicdani kanaat oluşturuyorsa mahkûmiyet hükmü kurulacak, aksi durumda sanığın beraatına karar verilecektir.

Dosya kapsamından sanıkların her ne kadar suç mahalli orman sahasını sahiplenseler dahi burasının sürekli kendi kontrolleri altındaki bir yer olmadığı gibi suça konu ağaçları kestiklerine dair görgüye dayalı gerek tutanak mümzilerinin gerekse başkaca tanıkların beyanlarının da olmadığı, sadece patpat sesleri ve mahallinde tespit edilen bu aracın izlerinden hareketle sanıklardaki patpat aracıyla ilgi kurulmasının atılı suçtaki şüpheyi ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri yönde kesin ve inandırıcı bir delil görülmediğinden ilk derece mahkemesinin beraat gerekçesinin yerinde olup sanıkların ağaç kesme suçundan dolayı kurulan hükmün onanması gerekçesiyle Daire çoğunlunun sanıklar ... ve ...’in mahkûmiyetlerine yönelik bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 15.10.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/16962, K. 2025/12747, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-16962-e-2025-12747-k-b142b8b063fa