Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26557 E. 2025/13511 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26557
- Karar No
- 2025/13511
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/261 E. 2020/718 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan
kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanıklara soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamış olduğu da dikkate alınarak, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırmaları halinde haklarında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezalarında 1/2 oranında indirim yapılabileceğine dair ihtarat yapılarak sonucuna göre sanıkların hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerekirken, sanıklara usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından sanık ... hakkında;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 07.02.2015, iddianame düzenleme tarihinin 11.03.2015 olduğu,
Nusaybin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/257 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 04.02.2014 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin 17.04.2017 olduğu,
Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/835 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 23.02.2015 iddianame düzenleme tarihinin 31.03.2015 olduğu,
Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/665 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 01.01.2015 iddianame düzenleme tarihinin ise 03.04.2019 olduğu anlaşılmakla,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'nin hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4.Sanık ...'nin tekerüre esas adlî sicil kaydı bulunduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması,
5.Sanık ...'nin tekerrüre esas sabıka kaydının kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında tekerrüre esas olan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi kapsamında etkin pişmanlık uygulanmasına engel olup olmayacağının değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.