Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/14375 E. 2024/11919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14375
- Karar No
- 2024/11919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/104 E., 2015/119 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanıklar ... ile ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Sanıklar ... ile ...'ın yokluklarında verilip 26.03.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra, sanık ... tarafından 07.05.2015 tarihinde, sanık ... tarafından 06.04.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıkların Tamamı Hakkındaki Hükme Yönelik Temyizi ile Sanıklar ..., ... ve ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.OLAY VE OLGULAR 1.21.02.2014 tarihinde saat 05.20 sıralarında uygulama noktasına gelen öncü konumundaki sanık ...’ın sürücü, yanında sanıklar ... ve ...’un bulunduğu binek araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı, sanıkların cep telefonlarının sürekli çalmasından öncü araç olduğundan şüphelenilerek, uygulama nokrasının gerisinde yapılan araştırmalarda, park halindeki sanık ...’ın sürücüsü olduğu yanında sanık ...’un bulunduğu binek araçta yapılan aramada, arka koltuk üzerinde görünür vaziyetteki ve bagaj kısmında toplam 825 karton kaçak sigara bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanıkların rızası ile teslim ettiği cep telefonlarında yapılan incelemede; öncü araçtaki sanık ...’ın kullandığı cep telefonu ile sigaraların ele geçirildiği araçtaki sanık ...’ın suç tarihinde ve saatinden önce görüşmelerinin bulunduğu ve mesaj gönderip aldıkları, ayrıca öncü araçtaki sanık ... ile sigaraların ele geçirildiği araçtaki sanık ...'ın suç tarihinde ve saatinden önce mesaj gönderip aldıklarının tespit edildiği anlaşılmıştır. 3.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; suça konu kaçak sigaraların ele geçirildiği aracın sürücüsü sanık ...’ı tanıdığını, ancak sanık ...’ı tanımadığını, arkadaşları ... ve ...’ın diğer araca öncülük yaptıklarını yola çıktıktan sonra öğrendiğini, sigaralarla ilgisi bulunmadığını beyan etmiştir. 4.Sanık ... aşamalardaki aşamasında; suça konu kaçak sigaraların ele geçirildiği araçta bulunan sanıklar ... ve ...’ın arkadaşları olduğunu, ancak araçta sigara bulunduğundan haberi bulunmadığını beyan etmiştir. 5.Sanık ... soruşturma aşamasındaki savunmasında; diğer sanıkların arkadaşları olduğunu, birlikte suça konu sigaraları satın aldıklarını, sigaraların bulunduğu araçtaki sanıklar ... ve ...’a, kendisinin de sanıklar ... ve ... ile içinde bulunuğu araçla öncülük yaptıklarını ve diğer araçta bulunan sanıklar ... ve ...'a haber verdiklerini, kovuşturma aşamasında ise; sanıklar ... ve ... ile birlikte Antalya’ya gittiklerini, diğer araçtaki sigaralardan ve öncülük olayından haberi bulunmadığını beyan etmiştir. 6.Sanık ... soruşturma aşamasındaki savunmasında; diğer sanıkların arkadaşları olduğunu, birlikte suça konu sigaraları satın aldıklarını, sigaraların bulunduğu araçtaki sanık ...’la birlikte yola çıktıklarını, sanıklar ..., ... ve ...’ın içinde bulunduğu araçla öncülük yaptıklarını ve haber verdiklerini beyan etmiştir. 7.Sanık ... aşamalarda; Soruşturma aşamasında; “diğer sanıkların arkadaşları olduğunu, birlikte suça konu sigaraları satın aldıklarını, sigaraların bulunduğu araçtaki sanık ... ile birlikte yola çıktıklarını, sanıklar ..., ... ve ...’ın içinde bulunduğu araçla öncülük yaptıklarını ve haber verdiklerini beyan etmiştir. 8.Sanıkların savunmaları ve dosya kapsamına göre dava konusu eşyanın kaçak olduğu anlaşılmıştır. 9.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. II.GEREKÇE A.Sanıklar ... ile ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Sanıklar ... ile ...'ın yokluklarında verilip 26.03.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra sanık ... tarafından 07.05.2015 tarihinde, sanık ... tarafından 06.04.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulundukları anlaşılmakla, sanıklar ... ile ...'ın temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıkların Tamamı Hakkındaki Hükme Yönelik Temyizi ile Sanıklar ..., ... ve ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Mahkemece sanıkların birlikte suç işleme kastının bulunduğun kabul edilmesine karşın, sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık olup olmadığının karar yerinde tartışılmaması, 3.Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulaması sırasında 3 yıl 4 ay hapis ve 833 gün adli para cezası yerine, gün adli para cezasının hesap hatası ile 1.000 gün olarak hesaplanması ve gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52/2. madde ve fıkrası gereği adli para cezasına çevrilmesi sırasında, sanıkların 3 yıl 9 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle hükümde çelişki yaratılması, 4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5.İddianamede müsaderesi talep edildiği halde dava konusu sigaralarla ilgili olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR A.Sanıklar ... ile ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, sanıklar ... ile ...'ın temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıkların Tamamı Hakkındaki Hükme Yönelik Temyizi ile Sanıklar ..., ... ve ...'ın Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.