Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/14352 E. 2025/6500 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14352
Karar No
2025/6500
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/97 E., 2014/302 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, açılan davaya katılabilecek surette suçtan zarar gören kurumun hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Dosya kapsamı ve olay tutanağına göre ring görevi ifa eden polis memurlarının sanıkların çok sayıda çanta ve siyah renkli poşetleri sürükleyerek götürdüklerini görmeleri üzerine, detaylı inceleme için getirildikleri polis merkezinde poşet ve çantaların içerisinde toplam 313 karton sigara ele geçirildiği iddia ve kabul edilen olayda;

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin hafif olduğu anlaşılmıştır.

Sanık ...'ın savunmasında akrabaları ile Kilis'te buluştuktan sonra İstanbul'a dönerken kendisi ve yakınlarının istediği kaçak sigaraları aldığını ve yanında da kardeşinin eşi olan ... ile İstanbul'a geldiklerini beyan etmiştir.

Sanık ...'nun savunmasında Kilis'ten İstanbul'a dönerken akrabalarının yengesi olan diğer sanık ...' dan sigara getirmelerini istemeleri üzerine Kilis'te bir dükkandan diğer sanık ...'' nın sigaraları aldığını ve arap kültüründe gelinlerin fazla konuşmadığını beyanla birlikte otobüsle İstanbul'a geldiklerini, sigaraları yengesi ve yakınlarının içeceğini beyan etmiştir.

Sanıklar ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116 ilâ 119. maddelerine göre verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması gözetilerek, somut olayda yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2. maddesinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/1-a. bendi ve 217/2. ve 230/1. maddesi gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağının anlaşılması ve tutanak içeriğinde poşetin yırtık olması nedeniyle karton sigara olduğu görüldüğü belirtilmesine rağmen çantalarda da arama yapılmasıyla kolluk tarafından tutulan tutanağın içeriğinin doğru olup olmadığı, ne şekilde yakalandığına ilişkin dosya kapsamında tutanak içeriğine üstünlük tanınmasını teyit eden başkaca bir delil bulunmaması karşısında sanıkların mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetildiğinde atılı kaçakçılık suçundan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.

(Karşı Düşünce) (Karşı Düşünce)

KARŞI OY Sanıklar ... ve ... hakkında gümrük kaçakçılığı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılama sürecinde İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesince 5607 sayılı Kanun'un 3/18,13 ve TCK'nın 53/1, 54/4, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1 maddesi yollaması ile TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. Verilen bu kararın temyiz incelenmesinde Dairemiz heyetinin çoğunluğunca sanıklardan ele geçen suça konu sigaraların hukuka uygun olmayan yöntemlerle ele geçirildiği ve sanıkların beraat etmesi gerekeceği düşüncesiyle bozma kararı verilmiş ise de aşağıda gösterilen gerekçelerle bu karara iştirak edilmemiştir.

Sanıklar ... ve ...’ya istad edilen suçla ilgili olarak kolluk tarafından düzenlenen 30.12.2013 tarihli tutanağa göre, aynı gün devriye görevlilerince sanıkların ellerindeki poşetleri sürükleyerek götürdükleri görülmesi üzerine kimlik kontrollerini yaptıkları ve poşetlerin kenarında sigara olduğunu gördükleri, sanıklara sorduklarında da poşetler içerisinde “sigara” olduğunu söylemeleri üzerine poşet ve çantalarında yapılan kontrollerde toplam 313 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda;

Sanıklar yargılamanın tüm aşamalarında sigaraları Kilis ilinden akrabalarına hediye için aldıklarını söylemişlerdir ve fakat yine hiçbir aşamada yapılan arama işlemlerine karşı bir itirazda bulunmamışlardır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/7-466 E, 2018/166 K sayılı dosyasına konu benzer mahiyetteki olayda; Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğüne bağlı olarak görev yapmakta olan emniyet görevlilerinin ..............Caddesi üzerinde, çıplak gözle bakıldığında içerisinde sigara olduğu anlaşılan şeffaf siyah bir poşet ile beklemekte olan sanığı görerek yanına gittikleri, kimlik tespiti yapılan sanığın elindeki poşet kontrol edildiğinde, içinde (70) adet Prestige marka gümrük kaçağı sigara olduğunun tespit edildiği, ayrıca sanığın kaba üst yoklamasında, pantolonunun sağ cebinde üzerinde '10-U.pres: 200, 10-U.pres: 200, 10-Uni: 165, 20-k.pres: 380, 16-k.pres: 304, 10-Uni: 165, 10-U.pres: 200, 10-K.pres: 190, 10-U.pres: 200, 10-Uni: 165, 10-K.pres: 190, 14-K.pres: 266, 5-K.pres: 95 toplam 2720' ibareleri yazılı küçük not kağıdı ile gümrük kaçağı sigaraların satışından elde edildiği değerlendirilen toplam 2355 TL'nin ele geçirildiği;

Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/7-869 E, 2019/374 K sayılı dosyasındaki konu 16.08.2011 tarihinde saat 22.00 sıralarında, kolluk görevlilerince gerçekleştirilen devriye görevi sırasında, ellerinde siyah büyük naylon torba bulunan sanık ......le inceleme dışı sanık ........'ün ........... Mahallesi, 837 ile 845. sokakların kesiştiği yerde durdurulduğu, ellerindeki poşetlerde ne olduğu sorulduğunda inceleme dışı sanık..............'in kaçak sigara olduğunu söylemesi üzerine farklı markalardaki toplam 75 karton (750 paket) kaçak sigaraya el konulduğu anlaşılan olayda, yapılan hukuki değerlendirmeler ve varılan sonuçlarında belirtildiği gibi;

2559 sayılı PVSK'nın Ek 4. maddesi uyarınca hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit edip muhafaza altına almakla görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; ellerinde siyah büyük naylon torba bulunan sanığın davranışlarından şüphelenerek oluşan bu makul sebep nedeniyle sanığı durdurdukları, oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanığın elindeki poşet kontrol edildiğinde suç konusu sigaraların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak sigaralar ile birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, kolluk görevlilerin, gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında sanığa ya da suça ilişkin önceden alınmış bir ihbar ya da istihbari bilgi olmaksızın ilk defa işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla 'suçüstü' hâli ile karşılaşmaları nedeniyle CMK'nın 90/4. maddesi ile PVSK'nın 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhal gerekli tedbirleri alıp sigaraları muhafaza altına aldıktan sonra, uyguladığı tedbirler ile somut olay hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verdikleri ve emirleri doğrultusunda soruşturma işlemlerinin başladığı, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki somut olayda sanıklara görevlilerce sorulduğunda ellerindeki poşetlerin içerisinde kaçak sigara olduğunu söylemesi göz önüne alındığında, görevlilerce sigaraların bulunduğu yerden çıkarılıp elkonulmasının; 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir. Kısaca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ve Ceza Dairelerinin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi kolluk tarafından kanundan kaynaklanan kimlik kontrolü yetkisi sırasında şüphe üzerine durdurulan kişilerin poşetlerinin kenarından sigaraları görmeleri, mesleki bilgi ve tecrübesi ile şüphelendiği poşet içinde ne olduğunu sorması, bir arama faaliyeti olmadığı gibi bunun için arama kararına da ihtiyaç bulunmadığı, işin esasına girilip itiraz hususunun değerlendirilmesi gerektiği " düşüncesiyle, sanıkların subüt bulan suçlarından dolayı cezalandırılmaları ve 5607 sayılı Kanun’un 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7262 sayılı Kanun’a göre durumlarının tekrar değerlendirilmesi yönüyle bozma kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle Çoğunluk Daire görüşüne iştirak edilmemiştir. 10.04.2025

Muhalif Üye Muhalif Üye ...

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/14352, K. 2025/6500, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-14352-e-2025-6500-k-b41f9f0aa29a