Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/14031 E. 2025/9682 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14031
Karar No
2025/9682
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/264 E., 2016/18 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, ret Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: A-Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Bakımından Yapılan İncelemede, Sanık müdafiine tefhim edilen karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.02.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B-Sanıklar Hakkında İşgal ve Faydalanma Suçundan Açılan Davalar Bakımından Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede, Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar ..., ... hakkında mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu 21.01.2016 tarihinden, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında savunmalarının alındığı 03.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C-Sanıklar Hakkında Ağaç Kesme Suçundan Açılan Davalar Bakımından Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede, a-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Katılan Vekili Tarafından Yapılan Temyiz İncelemesinde, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, b-Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin 05.08.2014 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında, Dairemizin 2021/14014 Esas sayılı sayılı dosyasında suç tarihinin 02.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.08.2014 olduğu, Sanıkların her iki eylem sebebiyle ayrı ayrı hapis cezası ile mahkûmiyetlerine hükmedilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri de değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/14031, K. 2025/9682, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-14031-e-2025-9682-k-d72d526042cf