Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2003 E. 2025/1527 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2003
Karar No
2025/1527
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2060 E. - 2021/1203 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 74/1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanunun 231/8. maddesi gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 01.03.2016 tarihinde kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde 16.08.2017 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği sabit kabul edilerek Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedilmiş, anılan hükmün 31.01.2019 tarihinde kesinleşmesi ile ihbar üzerine ilk derece mahkemesince dosya yeniden ele alınarak önceki hüküm 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmış, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluştuğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt kapsamında işlenen suçlara ilişkin olarak sanık ... ve temyiz dışı sanıklar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, sanıkların kazı yaptıklarına dair ikrar içeren beyanda bulundukları, olay yerine ilişkin yer gösterdikleri iddiasıyla izinsiz kazı yapmak suçundan açılan davada, sanık ...'in aşamalarda değişmeyen savunmalarında diğer sanıklarla birlikte kazı yapmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, temyiz dışı sanık ...'nın soruşturma aşamasında yapılan keşif sırasında alınan beyanında, temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte en az üç kez höyük mevkiine gelerek kazı yaptıklarını, daha sonra da diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... ile birlikte bir kez höyüğü gezmek amacıyla gittiklerini ifade ettiği, temyiz dışı sanıklar Mustafa ... ve ...'ın da benzer mahiyette ifade verdikleri, sanık ...'ın suçlamaları kabul etmediği, dosya kapsamında sanık ...'in kazı yaptığına dair savunmasının aksine delil bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, "Temyiz dışı sanık ...'nın savcılıkta vermiş olduğu 18.09.2008 tarihindeki ifadesinde, sanık ...'nin yeşil renkli reno marka eski bir otomobil ile yanlarında ..., ..., ..., ... ile birlikte Kırıkminare Mevkiindeki hüyük denilen tarihi yere bakmak ve görmek amacı ile gittiklerini ifade ettiği" belirtilerek sanık ... hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, "Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'nin, istinaf dışı diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile iştirak halinde hareket edip, atılı suçu işlediğine dair sanığın savunmalarının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı" kanaatine varılarak, ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, atılı suçu işlediğine dair sanığın savunmalarının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2003, K. 2025/1527, T. 13.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-2003-e-2025-1527-k-c04074f1d856