Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/13977 E. 2025/6425 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13977
Karar No
2025/6425
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/218 E., 2016/25 K. ŞİKAYETÇİ : Hazine ve Maliye Bakanlığı SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1. Sanık ... hakkında beraat, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanık ... müdafi, şikâyetçi Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Şikâyetçi Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazine ve Maliye Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık ... ile sanık ... müdafi temyiz istemi yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I- Şikâyetçi Hazine Ve Maliye Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Şikâyetçi Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan

1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II- Sanık ... İle Sanık ... Müdafin Temyiz İstemleri Yönünden; 1. Sanık ...'ın duruşmada alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, diğer sanıkları tanımadığını, ismini bilmediği birinin kendisi hurda toplarken yanına gelerek bu suçu üstlendiği taktirde para vereceklerini söylemesi üzerine paraya ihtiyacı olduğu için suçu üstlendiğini beyan ettiği anlaşılmakla; sanıklar ... ile ...'ın soyut beyanları dışında sanığın savunmasının aksine mahkûmiyete yeterli şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında sanık ...'ın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

3. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılıKanun'un 3. maddesinin 22. fıkrası “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre ise; 1.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmamasının gerekçesinin kararda gösterilmemesi,

2. Suç tarihi itibariyle ele geçirilen kaçak makaronlar ve kaçak sigaralar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen "fikri içtima" hükümleri gereğince her iki eylemin tek suç kapsamında olacağı, buna göre eylemin kül halinde 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında olduğu gözetilemeden sanık ... hakkında yazılı şekilde ayrı ayrı ceza tayini,

3.Suç konusu kaçak eşyalar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... ile sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/13977, K. 2025/6425, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-13977-e-2025-6425-k-691cc51e130d