Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12225 E. 2025/2041 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12225
- Karar No
- 2025/2041
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/186 E., 2015/248 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil araçlarının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan asıl karardaki hükümlerin ve sanık ... ve müdafiin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin münhasıran sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizde bulunduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Sanık ... ve Müdafiin Temyiz İsteklerinin Reddine Dair 31.07.2015 Tarihli Ek Karara İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden Sanık ...'un yokluğunda verilip 30.06.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 28.07.2015 ve 30.07.2015 tarihlerinde temyiz isteğinde bulunulduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315/1. maddesinde yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.07.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/248 Karar sayılı ek kararında sanık ... sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz istemlerinin reddine dair ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II-Katılan ... İdaresi adına Hazine Vekilinin Münhasıran Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, III-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Sanık ... Müdafilerin Temyiz İstemleri Yönünden Olayların oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2. Sanık ...'a atılı 25.08.2013 tarihli eylem yönünden hakkında başka yer Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülen ... ile sanık ...'un iş bu eylemi arasındaki fiili ve hukukî irtibat nedeniyle delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından başka yerde soruşturması yürütülen dosyanın akıbetinin araştırılması, kamu davası açılmış ve henüz kesinleşmemiş olması halinde dosyaların birleştirilmesi, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması halinde dosyanın onaylı örneğinin celp edilmesi, dosyalar kesinleşmiş ise dosya aslı getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre sanık ...'un hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması, 3. Dava dosyasındaki 26.06.2013 tarihli kaçakçılık eylemine temyiz dışı sanık ... ile sanıklar ..., ... ve 27.07.2013 tarihli kaçakçılık eylemine ise sanıklar ..., ..., ... ve ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde katıldığının anlaşılması karşısında; 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği ve sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde bireysel kaçakçılık suçundan hüküm tesisi, 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği şekilde, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme tarih aralıkları, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirildiğinde; Sanık ... bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 30.05.2013 ve 27.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 03.06.2014 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında, Dairemizin 18.05.2022 tarihli ve 2021/30760 Esas, 2022/9711 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2021/13 Esas, 2021/245 Karar sayılı ve bozma üzerine Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/139 Esasında derdest olarak kayıtlı dosyasında suç tarihinin 15.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 22.07.2013 olduğu, Dairemizin 2021/22419 Esasında kayıtlı Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/922 Esas, 2020/1378 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 26.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.05.2014 olduğu, Temyiz edilmeksizin kesinleşen Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2013/298 Esas, 2015/1292 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.07.2013 olduğu, Temyiz edilmeksizin kesinleşen Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/591 Esas, 2020/1066 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 10.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.12.2013 olduğu, Sanık ... bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 27.07.2013, 07.08.2013 ve 08.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.06.2014 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında, Dairemizin 2023/196 Esasında kayıtlı Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/433 Esas, 2021/513 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 28.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 16.04.2014 olduğu, Sanık ... bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 30.05.2013, 26.06.2013 ve 25.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.06.2014 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında, Dairemizin 2021/15774 Esasında kayıtlı Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2014/47 Esas, 2016/37 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.06.2014 olduğu, a) Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu nazara alınarak suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanık ... hakkında görülen dosyalarda, 30.05.2013, 15.06.2013, 26.06.2013 ve 27.06.2013 tarihli eylemler 22.07.2013 tarihli iddianame ile hukukî kesintiye uğradığından 30.05.2013, 15.06.2013, 26.06.2013 ve 27.06.2013 tarihli eylemlerin kendi aralarında, 27.07.2013 ve 10.10.2013 tarihli eylemlerin kendi aralarında ayrı bir zincirleme kaçakçılık suçunu oluşturdukları, bahsi geçen dosyaların iş bu dosya ile birleştirilmesi, kesinleşen dosyaların getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen ceza ya da cezaların mahsubunun düşünülmesi gerektiği gözetilerek; anılan sanık hakkında iki defa 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında hüküm kurulması yerine inceleme konusu dosyadaki eylemlerin tek bir zincirleme kaçakçılık suçuna vücut verdiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında tek hüküm kurulması, b) Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu nazara alınarak suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, dosyaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıklar ... ve ...'ın hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması, 5. Dava dosyasındaki iddianame kapsamında suçta kullanılan nakil araçlarına yönelik müsadere talebi bulunmadığı halde araçlar hakkında ek savunma hakkı verilmeden müsadere hususunda hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafi ve sanık ... müdafin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.