Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23524 E. 2025/4234 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23524
Karar No
2025/4234
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/523 E., 2015/974 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN: Gümrük İdaresi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1. Sanık ... hakkında beraat, 2. Sanık ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi hakkında karar verilmesine yer olmadığı müdafi, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin yokluğunda verilen kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Dosya kapsamında, 13.04.2015 günü saat 22.45 sıralarında... Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.03.2015 tarihli ve 2015/285 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden icra edilen önleyici kolluk devriyesi faaliyeti esnasında, arama noktasını fark ettiğinde şüpheli hareketlerde bulunup kaçmaya çalışan sanık ...'ın kullandığı ... plaka sayılı ve 500 metre arkasında hareket halindeki yine arama noktasını fark ettiğinde geri manevra yaparak kaçmaya çalışan sanık ...'ın kullandığı ...laka sayılı araçların arama noktasında durdurulması ve sanık ...'ın kullandığı ... plaka sayılı araçta yapılan aramada bagaj kısmında (1) karton gümrük kaçağı sigara ve sanık ...'ın kullandığı ...laka sayılı araçta yapılan aramada araç içerisinde ve bagaj kısmında toplam 762 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanıkların... ilçesinde ikamet ettikleri, sanık ...'ın diğer sanığın ablasının eşi olduğu, sanıkların olay günü tesadüfen Cizre'de bulundukları ve beraber...'e dönmek için ayrı araçlarla birbirini takip ederek yola çıktıklarının anlaşılması karşısında, sanık ...'ın aracıyla önden seyrederek kaçak sigaraların bulunduğu diğer sanık ...'ın sevk ve idaresindeki arkadaki araca öncülük ettiği, uygulama noktasını görmeleri üzerine kaçmaya çalıştıkları, ayrıca ele geçen sigaraların aracın iç kısımda görünür vaziyette olduğu dikkate alındığında; sanık ...'ın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmalara itibar edilmek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, II. Katılan ... İdaresi Vekilinin ve Sanık ...'ın Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır. Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinden müsaderesi yerine imha edildiğinden bahisle müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Denetime imkan verecek şekilde aramaya dayanak teşkil eden... Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/285 Değişik İş sayılı arama kararının dosya arasına alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 5. Suçun niteliğine göre doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun gerekçeli karar başlığında ''Katılan'' olarak gösterilmesi ve lehine vekalet ücreti takdir edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23524, K. 2025/4234, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-23524-e-2025-4234-k-2b240aedca71