Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12146 E. 2025/911 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12146
- Karar No
- 2025/911
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/44 E., 2015/259 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve aracın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık ...'in yokluğunda verilen kararın, savunmasında bildirdiği adrese bila tebliğ edildikten sonra sanığın öğrenme üzerine 11.07.2016 tarihindeki temyiz istemi süresinde ve Mahkemenin 02.12.2016 tarihli ek kararı yok hükmünde kabul kabul edilerek, Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I...., ..., ..., ... Haklarında Kurulan Hükümler Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Hükmün gerekçe kısmında alt sınırdan hüküm kurulduğu denilmesine rağmen kısa karar ve hüküm kısmında teşdiden denilmek suretiyle çelişki yaratılması, 3.Kaçak eşya hakkında müsadere kararı verilirken 5237 sayılı Kanun'un 54/4.maddesi yerine 54.maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6.maddesine aykırı davranılması, II.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 01.11.2014 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, Dairemizin 2021/1936, 2021/3680, 2021/19701 ve 2022/10182 Esaslarına kayıtlı Cizre 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/304 Esas, 2015/575 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin 01.11.2014 olduğu, Cizre 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/115 Esas, 2015/953 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 31.01.2014, iddianame tarihinin 01.11.2014 olduğu, Cizre 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/450 Esas, 2015/186 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21.01.2014, iddianame tarihinin 01.11.2014 olduğu ve Cizre 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/331 Esas, 2020/580 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14.01.2014, iddianame tarihinin 01.11.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçların niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, III.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 01.11.2014 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, temyiz edilmeden kesinleşen Cizre 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/360 Esas, 2015/592 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.11.2014 olduğu, temyize konu iş bu dava dosyası ile zincirleme suç kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; Cizre 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/360 Esas, 2015/592 Karar sayılı dosyasının temyiz incelenmesinden geçmeden kesinleştiği anlaşıldığından hükümlerin kanun yararına bozma yoluna gidildikten sonra temyize konu iş bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesinin akabinde 5237 sayılı Kanun'un 43.maddesi uyarınca kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığı yönünden incelenmesi, gerektiğinde birleştirilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ..., ... ve sanıklar ... ve ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.01.2025 tarihinde karar verildi.