Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/1322 E. 2025/5226 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1322
- Karar No
- 2025/5226
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/385 E., 2024/518 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu cihetle; suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.GEREKÇE A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, suçtan zarar gören kurumun Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Katılan ... ve Orman Bakanlığı vekilinin Temyizi Yönünden 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için 4733 sayılı Kanun'un 8/4. maddesi gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 66/1.maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi ve 67/4. maddesi gereği suçun işlendiği 13.11.2012 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar anılan maddelerde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. II.KARAR A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Katılan ... ve Orman Bakanlığı vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, katılan ... ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1 madde ve fıkrası gereği BOZULMASINA, 5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi, 67/4. madde ve fıkrası gereği temyiz inceleme tarihinde olağanüstü zamanaşımının süresinin dolduğu anlaşılmakla, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. madde ve fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, davaya konu nakil vasıtasının trafik kaydındaki tedbir şerhi kaldırılmak suretiyle sahibine İADESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.