Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/7083 E. 2023/11748 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7083
- Karar No
- 2023/11748
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/471 E., 2016/76 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanıklar ... ve Ersin Turan hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli ve 2015/471 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanıklar ... ve ... hakkında 6455 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kaçak eşyanın tasfiye edilmemiş ise müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... idaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık ...’ın mahkûmiyeti gerektiği halde beraatine karar verilmesi ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle sanıklar hakkındaki hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; suça konu içkilerin Yavuz tarafından kardeşinin düğünü olduğu için alındığına, dükkanın deposuna koyduğuna, kendisinin kesinlikle kaçak içki satmadığına, kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemeden alınan arama kararına istinaden 21.05.2015 tarihinde Ercan Tekel adlı işyerinde yapılan aramada, işyerinin farklı yerlerinde kutular içerisinde ve bir kısmı da raflarda olmak üzere toplamda 71 adet bandrolsüz Yeni Rakı ibareli, 44 adet bandrolsüz Black Ram whisky ibareli, 10 adet bandrolü olan Yeni Rakı ibareli alkollü içki ele geçirilmiştir. İşyerinin sanıklar Ercan ve Ersin tarafından işletildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ... alınan savunmasında, suça konu alkollü içkileri arkadaşı olan Ercan'ın işyerinin önünde beklerken satış yapan bir şahıstan kardeşinin düğünü olduğu için aldığını, ticari amacının olmadığını beyan ettiği, suça konu eşyayı geçici olarak arkadaşı olan Ercan'ın işyerine bıraktığını, kendisine ait olduğunu ifade etmiştir. Sanık ... alınan savunmasında, işyerinde ele geçirilen içkilerin arkadaşı Yavuz'a ait olduğunu, işyerinde kaçak içki satmadığını ifade ederek suçlamayı reddetmiştir. Sanık ...'in de benzer beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. 3. Suça konu eşyaya ilişkin dosya kapsamına alınan tütün teknoloji mühendisi raporuna göre; 10 şişe rakının bandrolünün taklit olduğu, diğer ürünlerin bandrolsüz olduğu, menşei ve üretim yeri belli olmayan yerli ve yabancı marka taklit ürünler olduğunun belirtildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 08.09.2016 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Olay tutanağı, tüm dosya kapsamına, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında suça konu eşyanın kendisine ait olduğunu savunması, diğer sanıkların da benzer beyanları dikkate alındığında, suça konu eşyanın yakalanış şekli, ticari miktar ve mahiyette olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanıkların savunmaları, ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. 1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında kaldığı gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca hüküm kurulması, 2. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3. Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması ve eşyanın tasfiye edilmemiş ise müsaderesine karar verilmesi, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A, B, C) paragraflarında açıklanan nedenlerle, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli ve 2015/471 Esas, 2016/76 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanıklar ... ile ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.