Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/6397 E. 2023/10317 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6397
- Karar No
- 2023/10317
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2020/234 E., 2020/468 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'a muhalefet HÜKÜM :Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2015 tarihli ve 2015/227 Esas, 2015/414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve tasfiyesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/4941 Esas, 2019/36552 Karar sayılı ilâmıyla; ''Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. maddesinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/638 Esas, 2020/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereği neticeten 1 yıl 10 ... hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve tasfiyesine karar verilmiştir. 4.Anılan kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 ünü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle mahkemesine iade edilmiştir. 5.Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/234 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaa 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiikinci fıkraları gereği neticeten kısa süreli hapis cezasından çevrilen 6.740,00 TL adlî para cezası ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve tasfiyesine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebebi, etkin pişmanlık indiriminin hukuka aykırı olduğuna, kurum lehine eksik vekalet ücretine hükmolunduğuna ve vekalet ücretinin yanlış kişiden tahsiline karar verildiğine, eşyaların tamamı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebebi, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, gereken indirimin yapılmadığına ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde Cumhuriyet savcısından alınan arama kararına istinaden gerçekleştirilen aramalarda sanığın pazar tezgahında 2 şişe viski, 1 şişe rakı; ikametinde ise 150 litre fermente şarap, 5 litre boğma rakı, 1şişe 3 litrelik şarap ve 1 şişe 2 litrelik bira ele geçtiği belirlenmiştir. 2.Sanığın atılı suçu kabul etmediği belirlenmiştir. 3.Dava dosyası içinde ele geçirilen kaçak eşyalar hakkında düzenlenmesi gereken kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Ele geçirilen şişe alkollü içkiler bakımından aldırılan bilirkişi raporunda ise yalnızca bu alkollü içkilerin CIF değerlerinin tespitinin yapıldığı ve sanığa bu CIF değerinin gümrüklenmiş değer olarak bildirilmesi suretiyle etkin pişmanlık ihtarında bulunulduğu, sanığın da bu değer üzerinden iki katı tutarı ödediği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/234 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığa ait pazar tezgahında ve ikametinde ticari miktar ve mahiyette kaçak alkollü içki ele geçtiği dikkate alındığında sanığın suça konu kaçak alkollü içkileri ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince ceza belirlenerek onuncu fıkranın son cümlesi gereği belirlenen hapis cezasının 3 yıldan az olamayacağına karar verildikten sonra aynı maddenin yirmiikinci fıkrası ve anılan Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasında düzenlenen "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması halinde verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır. Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir" şeklindeki düzenleme uyarınca 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği uygulama yapılırken ele geçen kaçak eşyanın maddi değerinin dikkate alınması gerektiği gözetilmeden suça konu kaçak alkollü içkilerin miktar olarak fahiş olduğu değerlendirilerek yazılı şekilde artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece sanığa etkin pişmanlık ihtarı yapılırken suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağının bildirilmesi ve ele geçen kaçak eşyaların tamamı açısından kaçak eşyaya mahsus tespit varakası alınarak gümrüklenmiş değer tespiti yapılmaksızın sanığa yalnızca şişe alkollü içkiler bakımından belirlenen CIF değerinin gümrüklenmiş değer olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi ve müsadere ile yetinilmesi gerekirken kaçak eşyanın tasfiyesine de karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 5.Katılan ... İdaresinin kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde mahsuptan bahsedilerek hükmün karıştırılması ve hükmolunan vekalet ücretinin dosya ile ilgisi bulunmayan başka bir sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/234 Esas, 2020/468 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.