Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/139 E. 2023/3483 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/139
- Karar No
- 2023/3483
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/476 E., 2015/333 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2014/476 Esas, 2015/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 5 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, 1.Sanık hakkında suç tarihinden önceki kanun maddesinde belirtilen ceza sınırına göre uygulama yapılarak eksik ceza tayin edilmesi, 2.Sanığın adli sicil kaydında 5 ... hapis cezasının bulunması sebebiyle yasal koşulları oluşmadığı halde erteleme kararı verilmesi ve hükümde ayrıca adlî para cezasına da hükmolunmasına rağmen herhangi bir ayrım yapılmayarak karışıklık yaratılması, 3.Tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.03.12.2014 tarihinde, sanayi sitesinde kaçak telefon satışı yapıldığına dair emniyet güçlerine gelen ihbar üzerine, olay yerinde elinde telefon kutusu olan sanığın görüldüğü ve üzerinde 4 adet gümrük kaçağı cep telefonunun ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Ele geçirilen kaçak telefonlar hakkında, kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya arasına alınmıştır. 3.Sanık aşamalardaki savunmalarında, Çin malı olan cep telefonlarını satmak amacıyla satın aldığını beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Suç tarihi itibarıyla sanığın eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında olduğu ve anılan kanunda düzenlenen hapis cezası alt sınırının bir yıl olarak belirlendiği gözetilmeyerek, suç tarihinde yürürlükte olmayan Kanun'un uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 3.Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüğünün kasıtlı suç nedeniyle 3 aydan fazla süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan objektif koşulun gerçekleşmediği dolayısıyla sanık hakkında tayin edilen cezanın ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi, keza neticeten kısa süreli hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmedildiği ve adli para cezaları bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken ayrım yapmaksızın verilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi, 4.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği ancak tekerrüre esas adli sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişlikler gereğince hakkında tekerrüre esas ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi zorunluluğu, 5.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken doğrudan aynı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2014/476 Esas, 2015/333 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.