Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/1816 E. 2013/18772 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/1816
- Karar No
- 2013/18772
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1072 Sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanıkların, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan kurulan hükme yönelik temyizlerine göre yapılan incelemede, Hükmolunan cezanın nev'i ve miktarına göre, 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3/B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1.maddesi uyarınca hükmün temyizi kabil bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca sanıkların temyiz isteminin REDDİNE, oybirliğiyle, II- Sanıkların, 1072 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Uygulama yeri olmayan TCK 267/1 maddesinin karar yerinde gösterilmesi bir fazlalık sayılmıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA 09.09.2013 gününde oyçokluğuyla, karar verildi. KARŞI OY 5237 sayılı TCK' nun 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenebilmesi koşulları olarak; "a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir." hükmü ve 5237 sayılı TCK' nun 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdiri indirim nedenleri olarak "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası .etkileri gibi..." hususların göz önünde bulundurulabileceği, buna karşılık; CMK 231. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için 6. fıkrasında öngörülen; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." koşullar aranmıştır. Yukarıda belirtilen düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, TCK 51, 62 ve CMK' nun 231/5 maddelerinin uygulanıp uygulanmaması hususları farklı koşullara tabi tutulmuştur. Bu hususlarda karar verilirken, gerekçelerinin de karar yerinde ayrı ayrı gösterilip tartışılması gerektiğinde zorunluluk bulunmaktadır. Somut olayda ise; Yerel mahkemece anılan somut olayda ise Kanun maddelerinin uygulanmaması yönünde karar verilirken bu zorunluluğa uyulmayıp, ortak gerekçe göstermek suretiyle hüküm kurulduğundan, bu hususun bozma nedeni sayılması gerektiği düşüncesiyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.