Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/20197 E. 2011/26654 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/20197
- Karar No
- 2011/26654
- Karar Tarihi
Sanık ...'nın, Aralık-2007 celp döneminde bakaya kalıp 3 aydan sonra kendiliğinden gelmek suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1. maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5-8 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına; Nisan-2008 celp döneminde bakaya kalıp 3 aydan sonra kendiliğinden gelmek suçundan 1632 sayılı kanunun 63/1-A, 5237 sayılı kanunun 62/1, 50/1-a, 52.maddeleri gereğince 2.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sarız Sulh Ceza Mahkemesinin 29.04.2009 tarihli ve 2008/42 esas, 2009/27 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 18.11.2009 gün ve 65225 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2009 gün ve KYB. 2009-272065 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 1-Dosya kapsamına göre, sanık ...'nın, Aralık-2007 ve Nisan 2008 celp dönemlerinde bakaya kalıp üç aydan sonra gelmek suçundan iki ayrı hüküm kurulmuş ise de, bakaya kalmak suçunun temadi eden suçlardan olduğu, bakaya kaldığı dönemden askerlik görevini yapmak üzere askerlik şubesine başvurduğu tarih arasında suçun temadi ettiği, dolayısıyla sanık hakkında tek suçtan hüküm kurulması yerine yazılı şekilde iki ayrı hüküm kurulmasında, 2-Suç tarihinin Nisan-2008 olması karşısında, 01.03.2008 tarihli ve 5739 sayılı kanunla eklenen 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun ek 10/2.maddesindeki, "bu kanunda yazılı suçlarla ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesinin beş ilâ ondördüncü fıkraları uygulanmaz" hükmü gözetilmeksizin sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Sarız Sulh Ceza Mahkemesinin 29.04.2009 gün ve 2008/42 Esas, 2009/27 karar sayılı kararının CMK'nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 20.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.