Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/15116 E. 2011/26687 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2009/15116
Karar No
2011/26687
Karar Tarihi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 5101 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'la değişik 89/9-1-a maddesi gereğince temel ceza olarak 5560 yeni Türk lirası adli para cezası belirlendikten sonra, bu cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3. maddesi uyarınca yaşı sebebiyle 1/2 oranında indirim yapılarak 2780 yeni Türk lirası, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 2316 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 12.11.2008 tarihli ve 2008/473-1333 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 21.07.2009 gün ve 40746 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2009 gün ve KYB. 2009-185813 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre; 1-01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1-a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adli para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2. maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4. maddesinin de 31.12.2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12.3.2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesi uyarınca 5560 yeni Türk lirası temel adli para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde, 2-5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.3.2008 gün 2008/9-7 esas ve 2008/56 sayılı kararı da gözetilerek, sanık ...'ın atanmış bulunan zorunlu müdafiin yüzüne karşı hüküm verilmiş ise de, sanığın bu müdafiiden haberdar olmaması karşısında gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilerek temyiz hakkı tanınmadığı ve bu nedenle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 22.12.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sanık savunmanı baroca tayin edilmiş olup 18.10.2007 günlü karar ile ilgili temyizi kabul edilip temyiz incelemesi yapılmasına rağmen bozma sonrası aynı avukatın sanık savunmasını olarak kabul edilmemesi dolayısıyle de kanun yararına bozma talebinin bu nedenle reddi kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/15116, K. 2011/26687, T. 22.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2009-15116-e-2011-26687-k-3dca567276b5