Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/11353 E. 2011/27155 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/11353
- Karar No
- 2011/27155
- Karar Tarihi
1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanuna aykırı davranmak suçundan sanık ...'in, anılan kanunun 2/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62.maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375.00, yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın anılan kanunun 50/1-a maddesi gereğince 6.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine dair Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2009 tarihli ve 2008/354 esas, 2009/45 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.05.2009 gün ve 28022 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2009 gün ve KYB. 2009-130024 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre; 1-1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2.maddesinde, (Değişik madde: 23.01.2008-5728 S.K./325.mad) "Bu Kanuna aykırı hareket edenler bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır" hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 ve 52. maddeleri gözetilerek suç tarihine göre sanığın en az 2.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde 375,00 yeni Türk lirası adlî para cezasına mahkum edilmesinde, 2-08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmamasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Kanun yararına bozmaya konu kararda yasa yolunun başlangıcı gösterilmediği gibi, sanığa yasa yolu başlangıcının açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de tebliğ edilmediği ve bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.