Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/8696 E. 2011/17297 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/8696
- Karar No
- 2011/17297
- Karar Tarihi
2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu'na aykırılıktan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 26/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1, 50/1-a, 52/1, 2, 4. maddeleri gereğince 1.500,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Marmaris 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 23/10/2007 tarihli ve 2006/48 esas, 2007/895 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 18.3.2008 gün ve 16140 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2008 gün ve KYB. 2008-74690 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 1)Birince derece askeri yasak bölgeye girme eyleminin 2565 sayılı Kanun'un 25. maddesinde öngörülen suça uygun olduğu halde, anılan Kanunun 26. maddesi uyarınca ceza verilmesinde, 2)Birinci derece askeri yasak bölge ilan edilen yerin sınırlarına uygun işaretler konup konulmadığının, bu işaretlerin neler olduğunun da mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediği araştırılmadan hüküm kurulmasında, 3)Birinci derecede askeri yasak bölgeye girilmesi suçuna bakmanın Asliye Ceza Mahkemesinin görevinde olduğu halde, Sulh Ceza Mahkemesince davaya bakılarak karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 26.10.1932 gün ve 29/12 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır. Somut olayda sanığın fiili, 2565 sayılı yasanın 26. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu ve yargılama görevinin Sulh Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek ve mahkeme tarafından delil takdir yapılarak verilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 06.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.