Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/13561 E. 2011/18268 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2008/13561
Karar No
2011/18268
Karar Tarihi

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık suçundan sanık ...'ın anılan Kanunun 81/9-1-b maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanunun 51/1.maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair, Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2008 tarihli ve 2008/46-373 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 23.07.2008 gün ve 41020 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2008 gün ve KYB. 2008-165081 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Sanık hakkında müstehcen içerikli CD satmak suçundan da dava açıldığı halde, anılan suçla ilgili olarak bir karar verilmemiş bulunduğu anlaşılmış ise de, bu konuda mahkemesince zamanaşımı süresi içinde her zaman bir karar verilebileceği düşünülerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5846 sayılı Kanunun 81/9-1-b maddeleri uyarınca alt sınırdan ceza tayin edilmiş bulunulması karşısında, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 143.maddesi ile değiştirilen 5846 sayılı Kanunun 81/4.maddesi hükmünün sanığın lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 tarih ve 2006/6-213 E. - 2006/229 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 231/2, 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; sanığın mahkumiyetine ilişkin olup yüzüne karşı verilen 02.05.2008 tarihli kararda; "... 7 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere ..." denildiği, temyiz süresinin kararın tefhiminden itibaren başlayacağının, temyiz inceleme merciinin Yargıtay olduğunun, başvurunun mahkemeye veya mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle veya sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi suretiyle yapılabileceğinin belirtilmediği, buna göre sözü edilen mevzuat hükümleri ve 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 310.maddesi uyarınca başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde ve tam olarak gösterilmediği, buna göre anılan hükmün kesinleşmediği ve yasa gereği de kesin olmadığı, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtaydan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek yapılan incelemede; Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2008 tarih ve 2008/46 Esas, 2008/373 Karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, Sözü edilen karara karşı başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerini gösteren yeni bir bildirimin yöntemine uygun açıklamalı tebligatla sanığa tebliğ edilerek, temyiz edildiği takdirde temyiz dilekçesi de eklenmek ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlenmek suretiyle iade edilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/13561, K. 2011/18268, T. 31.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2008-13561-e-2011-18268-k-03188c6ba07d