Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/13558 E. 2011/17496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2008/13558
Karar No
2011/17496
Karar Tarihi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 359/a-2 maddesi uyarınca 50.625 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2007 tarihli ve 2004/528 esas, 2007/314 sayılı kararının infazı sırasında, 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla yapılan talep üzerine, sanığın 5728 sayılı Kanun'un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun'un 359/a-2-2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 7200 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair, aynı Mahkemenin 22.02.2008 tarihli ve 2004/528 esas, 2007/314 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin, Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2008 tarihli ve 2008/381-381 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 21.07.2008 gün ve 40481 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2008 gün ve KYB. 2008-164994 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici 1. madde 2. fıkrasındaki "Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde evrak üzerinde karar verildiği nazara alınmaksızın, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yazılı emirle bozulması talep edilen kararın konusuna göre kararı inceleme görevi Yargıtay kanununun 14. maddesine göre Yargıtay Yüksek 11. Ceza Dairesine ait bulunduğundan dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/13558, K. 2011/17496, T. 18.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2008-13558-e-2011-17496-k-720cf4ddbac8