Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/833 E. 2026/1921 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/833
Karar No
2026/1921
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/105 E., 2025/487 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicilerin işçilerinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için dava açtıklarını, davada hüküm altına alınan alacakların müvekkili kurum tarafından icra dosyalarına ödendiğini, bu işçi alacaklarından davalı yüklenicilerin sorumlu olduğunu ileri sürerek 319.665,63 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kurum ile müvekkili şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, işçilerin başından itibaren asıl işveren kurumun işçileri olduğunu, davacı kurumun muvazaalı sözleşmeye dayanarak rücuen tazminat davası açamayacağını, davacı tarafından ihale ile müvekkili şirkete verilen işlerin davacı kurumun asıl işleri olduğunu, bu nedenle müvekkilinin alt işverenliği muvazaalı olduğunu, davacı kurumun en başından itibaren asıl işveren olduğunu, müvekkili şirketin toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli kararı ile davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı alacağına konu ödediği işçilik haklarından ... bedelden davalı yüklenici şirketin dava dışı işçileri çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacağının kabulü gerektiği, bu nedenle talep edilen miktarın tamamının davalıdan rücu edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, yeni bir bilirkişiden alınacak rapor ile taraflar arasındaki sözleşmelerin tamamı getirilmek suretiyle bu sözleşmelerde işçilik ücretleri ile ilgili hükümler incelenerek bu maddelere göre davacı idarenin rücu edebileceği alacak bulunup bulunmadığının tespitinin yapılması, hükme esas alınan bilirkişi raporunda talep edilen alacakların hangi döneme ilişkin olduğunun belirlenmesi, bu dönem için yeni bir toplu iş sözleşmesinin düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise bu dönem ile ilgili yapılan sözleşmenin KİSK'in 8. Ek 3. fıkrada düzenlendiği şekilde yapılıp yapılmadığının incelenmesi, eğer bu maddede belirtildiği şekilde yetkili kamu işveren sendikası ile düzenlenmiş toplu iş sözleşmesi bulunması halinde, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların bu sözleşmede belirtilen esaslara göre hesaplattırılıp, davacının alacaklı olup olmadığının saptanması, eğer yetkili bir kamu işveren sendikası ile yapılmış bir sözleşme yok ise dava konusu alacaklar için 6356 sayılı Kanun'un 36/2. maddesi de gözetilerek sözleşme kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davacı idare tarafından dava dışı işçilere toplu iş sözleşmesinden kaynaklı olarak toplam 319.665,63 TL ödeme yapıldığı, bu ödemeye ilişkin olarak davalının sorumluluğunda bulunan süreye isabet eden ve rücu edilebilecek tutarın 187.366,68 TL olması gerektiği, bilirkişi raporlarının denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketim bahsi geçen toplu iş sözleşmelerinin herhangi bir şekilde tarafı olmadığını, alacaktan davacının sorumlu olduğunu beyan etmektedir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketin yüklenici sıfatıyla bütün işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, müvekkili idarenin sadece kontrol ve denetim görevinin bulunduğu, bunun ötesinde ise işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ver kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraflar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraflar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/833, K. 2026/1921, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-833-e-2026-1921-k-b10682f936b6