Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/702 E. 2026/1444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/702
Karar No
2026/1444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/865 E., 2025/1801 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/1284 E., 2017/206 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.09.1999 tarihinden itibaren davalı kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkili üye kabul edilirken kooperatif yönetim kurulu başkanı tarafından iki adet hisseye sahip olduğu bildirildiğinden iki hisse için aidat yatırarak akçalı yükümlülüklerini devam ettirdiğini, sonrasında tek hisseye sahip olduğunu öğrendiğini belirterek davalı kooperatifte iki adet hissesinin bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatif kayıtlarına göre davacının bir hisse olarak üyelik kaydının yapıldığını, davacının yıllık aidat tutarı olan 1.000,00 TL'yi 19.12.2008 tarihinde banka aracılığıyla 2.000,00 TL olarak yatırdığını, fazladan yatırılan paranın kooperatif emanet hesabında bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ...'a ait hisseyi alarak kooperatife üye olduğu, 08.08.2016 tarihli bilirkişi raporu ile davacının üyelik şartlarına istinaden kooperatife ortaklık ödemesine dair belgenin bulunmadığı, kooperatifin bir kısım yasal defterlerinin boş olduğu, 2003 yılından sonraki yasal defterlerinin ayrı ayrı gösterilmediği, kooperatifin genel kurullarının hazirun listelerinde ortakların hisse paylarının gösterilmediği, davacının ortaklık başlangıcından 10 yıl sonra 19.12.2008 tarihinde 2.000,00 TL yatırdığı, dekontta ödemenin iki hisse bedeli olduğuna dair açıklama bulunmadığı, 19.12.2008 tarihinden sonraki aidatları eksik yatırdığını, 31.12.2015 tarihine göre davacının davalı kooperatifte tek hisseye göre 400,00 TL alacaklı, iki hisseye göre 1.200,00 TL borçlu olduğu, 30.05.1999 tarihli yönetim kurulu kararında davacının tek hissesinin bulunduğuna dair kaydın olduğu, davacının iki hisseye sahip olduğuna dair hiçbir yazılı bilgi ve belgenin bulunmadığı, yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifte iki adet hisseye sahip olduğunu, cevap dilekçesinde bu hususun ikrar edildiğini, müvekkilinin 2013 yılı genel kurul toplantısında kooperatifte iki adet hissesinin bulunduğuna dair itirazının yer aldığını, 2008 yılında hisse başına 1.000,00 TL olmak üzere 2.000,00 TL ödeme yapıldığını ve ödeme davalı tarafça kabul edildiğini, müvekkilinin ikinci hissesi kooperatif tarafından zımnen kabul edildiğini, kooperatif üyeliğinin şekle bağlı olmadığını, davalı tarafça usule uygun tutulmayan defter ve kayıtların mahkemece davalı lehine delil olarak kabul edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kooperatifte iki adet hissesin bulunduğuna ilişkin bilgi ve görgüsü bulunan tanığın dinlenilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, açık kapı ilkesi gereği kooperatife üye olmak için üye kayıt defterine isim kayıt ettirmek gibi şekli bir kural olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/702, K. 2026/1444, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-702-e-2026-1444-k-1789b4e28b2f