Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3406 E. 2026/1491 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3406
- Karar No
- 2026/1491
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1163 E., 2025/1416 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/167 E., 2024/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; dava dışı kooperatifin 709 no'lu üyeliğini davalıdan noter aracılığı ile satın aldığını, ancak yaptığı başvuru sonucunda dava dışı kooperatifin 709 nolu üyeliğinin bulunmadığının tespit edildiğini, hisse devri için ödediği bedelin iade edilmediğini, kısmi olarak açılan davada denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödenmesi gereken miktarın 414.625,44 TL olarak tespit edildiğini, kesin hüküm niteliğinde olacağını belirterek 403.714,41 TL bedelin 15.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kısmi olarak açıldığı belirtilen davanın belirsiz alacak davası niteliğinde bulunduğunu, belirsiz alacak davası sonrasında ek dava açılamayacağını, kısmi olarak açıldığı belirtilen dava nedeniyle derdestlik bulunduğunu, resmi senette satış bedelinin 2.500,00 TL olarak gösterildiğini, 95.000,00 TL olduğuna ilişkin herhangi bir belge veya bilgi sunulmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.09.2024 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 05.09.2024 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2024 tarihli kararı ile taraflar arasındaki hisse devrinin noterde yapıldığı ve resmi senette bedelin 2.500,00 TL olarak belirtildiği, bu hali ile davacının kendi muvazaasına dayanamayacağı ve lehine sonuç çıkaramayacağı, senedin aksinin kesin delille ispatının gerektiği, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığı, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymasının zorunlu olduğu, hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında olmak üzere davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 16.04.2025 tarihli kararı ile taraflar arasındaki muvazaa iddiasının üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, önceki kesinleşen kararda delil olarak ele alınan ceza dosyasındaki maddi olaya göre 95.000,00 TL ödendiği ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu sabit olduğundan dolayı önceki kararda hükmedilen miktar düşülerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve ilk derece mahkemesince aldırılan ayrıntılı, bilimsel ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda yer alan açıklamalara göre davacı tarafından davalıya 95.000,00 TL ödendiği, ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanan miktarının 414.625,44 TL olduğu, kesinleşen ilk kararda ödenmesine karar verilen 10.911,03 TL bedelin düşülmesi sonrasında talep edilebilecek alacak miktarının 403.714,41 TL olduğu, davacının kesinleşen karara ilişkin davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 403.714,41 TL alacağın davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın belirsiz alacak davası olduğunu, belirsiz alacak davasına ilişkin ek dava açılamayacağını, aynı konuya ilişkin açılan başka bir dava bulunması nedeniyle derdestlik söz konusu olduğunu, davacı tarafından resmi senette yazan miktar dışında davalıya ödeme yapıldığı hususunun ispat edilemediğini, hisse devir sözleşmesinde devir bedelinin 2.500,00 TL olarak gösterildiğini, 95.000,00 TL ödendiğine ilişkin iddianın soyut nitelikte bulunduğunu ve ispat edilemediğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, gerçekte olmayan kooperatif hissenin satışı sonucunda ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi dikkate alınarak iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.