Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/353 E. 2026/2069 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/353
Karar No
2026/2069
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1637 E., 2025/1473 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/348 E., 2022/639 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ..... Noterliğinin 06.03.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devri sözleşmesi ile davalı kooperatifin hissesini hisse sahibi ...'den devraldığını, devralma işleminin müvekkili adına vekaleten kardeşi ... tarafından yapıldığını, 10.03.2012 tarihinde davalı kooperatifin 120 numaralı hissesinin ...'nin talebi üzerine müvekkili adına kaydına karar verdiğini, alınan kararın davalı kooperatifin 85 karar sıra numarası ile kooperatif yönetim kurulu karar defterine işlendiğini, ancak müvekkiline genel kurul çağrısı yapılmadığını, üyelik aidatı talebinde bulunulmadığını, yapılan incelemeler sonucunda da müvekkilin üyeliğine ilişkin kararın tescil ve ilan edilmediğinin tespit edildiğini, kooperatif yetkilileri ile yapılan görüşmelerde dönemin kooperatif yönetim kurulu başkanı ... tarafından birçok usulsüz işlem yapıldığının öğrenildiğini ileri sürerek, müvekkilin davalı kooperatif nezdinde hisse sahibi olduğunun ve üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu satış işleminin üzerinden yedi yıl süre geçtiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sahte belgelerle hisse devri sözleşmesi yapıldığını, imzaların sahte olduğunun ispat edildiğini, hisse devri yaptığı ileri sürülen ...’nin hazirun listelerinde yer almadığını, davacının müvekkile yazılı başvurusunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kooperatif üyeliğini devraldığı ...`nin kooperatif üyesi olduğuna dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, davacının kooperatife üye olmak için yazılı bildirimde bulunduğuna dair herhangi bir belgeye ulaşılamadığı, davacının kooperatif ortaklığı geçerli bir belgeye dayanmadığından kooperatif üyesi olamayacağı, davacının, davalı kooperatife üye olduğu hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 2012 yılında kooperatife üye olduğu iddiasında olup, TMK'nın 6. maddesi uyarınca kooperatif üyeliğini usulüne uygun şekilde devraldığını ispat etmesi gerektiği, davalı kooperatifin eski yöneticisi olan ...'ın gerçekte var olmayan kooperatif hisselerini sattığını kabul ettiği, zira davacıya yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği, eldeki dosya ve ceza dosyası kapsamı nazara alındığında ...'nin geçerli bir kooperatif üyeliğinin bulunduğu ve bu üyeliğin davacı tarafça devralındığının ispat edilemediği, davacının adının yer aldığını ileri sürdüğü hazirun cetvelinin sahte üyelikler oluşturduğu sabit olan ... tarafından düzenlendiği belirtilerek, bu suretle davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada bulunan uzman mütalaasının dikkate alınmadığını, davalının ticari defterlerini ibraz etmesi gerekirken ibraz etmediğini, bu durumun davalı lehine yorumlandığını, davanın dayanağı olan işlemlerin ...’ın sahtecilik yaptığı işlemlerden olmadığını, hisseyi devreden ...’nin geçerli üyeliği olmadığı ileri sürülmüş ise de bu hususun yeteri kadar araştırılmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili müvekkilinin ....Noterliğinin 06.03.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devri sözleşmesi ile davalı kooperatifin hissesini hisse sahibi ...'den devraldığını, devralma işleminin müvekkili adına vekaleten kardeşi ... tarafından yapıldığını ileri sürerek, kooperatif üyeliğinin tespitini talep etmiş, davalı kooperatif vekili ise ...’nin kooperatif üyesi olmadığını, davacının müvekkiline müracaatının bulunmadığını savunmuş, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Kooperatif ortaklığı, kooperatif yetkili organlarının bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi, bu hususta açık bir karar olmasa bile kooperatifin bu kişi ile üyesi sıfatıyla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis ve teslim etmesi, tadilata izin verilmesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir. (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi, 15.11.2013 tarihli ve 2013/5241 Esas, 2013/7129 Karar sayılı kararı)

Davalı kooperatifin 2012 yılından dava tarihi olan 24.04.2016 tarihine kadar geçen süreçte alınan tüm genel kurul kararları, üye kayıt defteri, yönetim kurulu karar defter suretleri celp edilerek öncelikle davacının kooperatif üyeliğini devraldığı ...’nin kooperatif hissesi devir tarihinde üyeliğinin bulunup bulunmadığı, üyeliği mevcut ise yönetim kurulu karar defterinde davacının üyelik kaydının bulunup bulunmadığı, genel kurul hazirun cetvellerinde ismine yer verilip yer verilmediğinin Ticaret Bakanlığı’ndan ve davalı kooperatiften celp edilecek kayıtlarla birlikte kooperatif hukukundan anlayan bilirkişi marifetiyle incelettirilerek, özellikle ...’nin üyeliği mevcut ise başkalarına da bu üyeliği devredip devretmediği, davacıya üyeliğin devir tarihinde başkalarına devredilmemiş üyeliğinin bulunup bulunmadığı hususunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/353, K. 2026/2069, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-353-e-2026-2069-k-d6fd3d3ed3af