Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1409 E. 2026/1735 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1409
- Karar No
- 2026/1735
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1876 E., 2026/212 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/161 E., 2024/317 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... Rüzgar Enerjisi Santrali'ni işlettiğini, davalı idare ile müvekkili şirket arasında 29.11.2011 tarihli Rüzgar Enerjisi (RES) Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, anlaşmanın 3. maddesi ve anlaşma dayanağı yönetmeliğin 9. maddesinde belirtilen esaslara göre, katkı payının hesaplanması gerektiğini, davalı tarafça anlaşmaya ve yönetmeliğe aykırı olarak yapılan hesaplama sonucu 21.01.2022 tarih ve 17.745.518,18 TL bedelli faturanın düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkili şirketçe faturaya itiraz edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin her türlü yasal ve akdi hakları saklı kalmak üzere, 21.01.2022 tarihli ve TEE 2...2 7 no.lu 17.745.518,18 TL’lik faturanın 11.352.922,66 TL’lik kısmından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; idari yargının görevli olduğunu, davalı tarafından RES katkı payı faturalarının doğru hesaplandığını ve tüm ilgili şirketlere aynı şekilde gönderildiğini, davacı şirketin, imzaladığı teklif mektubunu verirken, teklif mektubunda bulunan formülü göz önüne alarak ödeyebileceği RES katkı payı tutarını hesaplaması ve buna göre teklif fiyatını belirlemesinin, basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu belirterek davanın yargı yolu ve hukuki yarar dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulduğu, tarafların serbest iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşmelerin davalı yönünden de bağlayıcı olacağı, RES katkı payı tutarının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplanması gerektiği, teklif mektubunda güncelleştirilerek ödeneceği belirtilmiş ise de sözleşmenin 3. maddesinde bu hususa yer verilmediği, geçmiş yılların TÜFE oranları dikkate alınarak kümülatif bir TÜFE oranı hesap edilemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen 29.11.2011 tarihli RES Katkı Payı Anlaşması'nın 3. maddesine göre dava konusu dönemde ödenmesi gereken katkı payının KDV dahil 6.392.595,53 TL olduğu, buna rağmen davalı tarafça 21.01.2022 tarihli, KDV dahil 17.745.518,18 TL bedelli fatura düzenlendiği gerekçesiyle, davacının 11.352.922,66 TL’lik tutar bakımından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; idari yargı yolunun görevli olduğunu, RES katkı payı tutarının hesaplanmasında yönetmeliğin, taahhütnamenin, teklif mektubu formunun ve RES katkı payı anlaşmasının bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, RES katkı payı fatura bedelinin yanlış hesaplandığı iddiasıyla davacının fatura bedelinden kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.